Büyükbaş hayvanı kurban etmek isteyen ortak sayısının “üç, beş, yedi” gibi tek sayı veya “iki, dört, altı” gibi çift sayı olması gerekir mi?
Kurbanlık hayvanın bir hayır kurumuna canlı olarak verilmesiyle kurban ibadeti yapılmış olmaz mı?
Yeni alınan bir araba veya yaptırılmakta olan bir ev için kurban kesmek uygun mudur?
Kurban kesen kimseler, yanlışlıkla birbirlerinin hayvanlarını keserlerse, bu durumda ne yapılması gerekir?
Bazı yerlerde kurbanlık hayvan alırken, satıcı, “Bayram günü hayvanı kesip et hâline getirdikten sonra kilosunu şu fiyattan veriyorum. Sen şimdi hayvanı seç, bayramda gelirsin, eti kaç kilo gelirse, ona göre parasını verirsin” diyor. Bu şekilde yapmak caiz midir?
Kâmil bir mü’min; hayatın acı-tatlı sürprizleri karşısında gönlünü bulandırmaz, kalbinin rotasını Allah rızâsından başka bir yöne çevirmez.
Bizler fakir-fukarâya acırız. Aslında en çok acınacak olanlar, işçisine zulmeden patronlar. Zira bugün çalışma hayatında yaşanan problemlerin büyük bir bölümü, işçi haklarına ehemmiyet göstermeyen patronların adaletsiz tutumlarından kaynaklanıyor.
Mü’min; “…Sen onları sîmâlarından tanırsın…” (el-Bakara, 273) âyetinin sırrına ererek, muhtâcın istemesine bile lüzum kalmadan, onun sıkıntısını sîmâsından anlayabilecek bir firâsete ulaşmalıdır.
Dinen kurban edilebilecek hayvanlar, koyun-koç, keçi-teke, inek-dana, erkek-dişi deve, erkek-dişi mandadır. Dolayısıyla ancak bu evcil hayvan türleri kurban olarak kesilebilir.
Kurban, Kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günlerinde kesilebilir. Konuyla ilgili olarak, sahabeden Abdullah b. Ömer (r.a.), Peygamberimiz [aleyhissalatü vesselam]’ın şöyle buyurduğunu belirtmiştir: "Kurban kesme üç gündür. Bu günlerin en faziletlisi ilk gündür" (Malik, Muvatta, Dahâyâ, 12).