hikmet

Hak Çağrısı

Çarpıtılmış zamanlara ulaştık, dini zemin ayağımızın altından kaydırılmaya çalışılıyor, özenle yaşatmamız gereken biricik kavramın can suyumuz olan “Hak” olduğu ortada değil mi?

Asr-ı Saadetteki Gibi Yaşamak

Tasavvuf, dünyayı bir kenara bırakıp ruhbanlığa yönelmek değildir. Dinden ayrı bir din değildir. Dine ilave bir sistem de değildir. Tasavvuf, asr-ı saadette hâl olarak yaşanan bir tezkiye ve terbiye disiplinidir.

"dünya Hayatı Sizi Aldatmasın!"

Allah teâlâ ve tekaddes hazretleri buyurur: “Bilin ki, dünya hayatı bir oyundur, eğlencedir, bir süstür, aranızda bir öğünüştür.” (Hadîd Sûresi / 20)  “Dünya hayatı sizi aldatmasın!” sözünü kim söylüyor? Dünyayı yaratan söylüyor. Dünya hayatını, onu yaratandan daha iyi bilen birisi olabilir mi? Sakının ey insanlar, dünya hayatının aldatıcılığından sakının!

Peygamberimizin Ayakta Yaptığı Konuşma

Bir gün Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bize ikindi namazını gün akşama iyice meyletmeden kıldırdı. Sonra ayağa kalkıp bir konuşma yaptı. Bu hitâbesinde, kıyâmet kopuncaya kadar olacak her şeyi bize haber verdi.

İmanda Tefekkür Derinliği

Kur’ân-ı Kerîm’de tefekkür ve tezekkürü hatırlatan pek çok âyet-i kerîme var.1 Bunlar içinde Âl-i İmrân sûresine bakıyoruz; şöyle buyruluyor: “Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde aklıselim sahipleri için gerçekten açık ibretler vardır. Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her zaman) Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru.

Allah'a Karşı En Büyük Küstahlık

Hased, ilâhî nimetlerin bu sûretle tevzîine bir itiraz mânâsını taşır ki, bu da Allâh’a karşı en büyük küstahlıktır. Bu küstahlıktan da öte, ilâhî nimetlerin eşit bir sûrette tevzî edilmemiş bulunmamasındaki hikmeti kavramamaktır.

Türkiye'nin Geleceği Eğitim Meselesinde

Gençlik, bir ülkenin geleceğe uzanan elidir. Gelecek hesabı olan ülkeler, gençliği iyi yetiştirirler. Gençliğin iyi yetişmesi demek, her bakımdan güçlü olması demektir; bedenen, zihnen, rûhen güçlü bir gençlik… Bunun da yolu, iyi bir eğitimden geçer.

Allah'ın Aşikar Olan Gizli Hazinesi

Hazreti Mevlânâ Mesnevî'de şöyle diyor: “Ey oğul! Bütün dünyâyı, ağzına kadar ilimle, güzellikle dolu bir testi bil. Fakat bilesin ki, bu ilim ve güzellik, zuhuru zâtının muktezâsı olan ve zuhur etmemesine imkân bulunmayan Allâh’ın Dicle’sinden bir katredir. O gizli bir hazîneydi. Marifetine muhabbet etti. Böylece o hazîne, pek dolu olduğundan yarıldı, kendisini izhâr etti. Toprağı, göklerden daha parlak bir hâle getirdi. Gizli bir hazîneyken coştu; toprağı, atlas giyen bir sultan hâline getirdi.” (c.1, 2860-2863) 

Toplumda Huzur ve Saadetin Şartı

Mevlâna Mesnevî'de “Harîslerin, yani Dünya’yı çok sevenlerin göz testileri hiç dolmaz. Sadef de kanaat edici olmayınca, içi inci ile dolmaz.” (c.1, 21) diyerek bize ne anlatıyor?

Yaratılıştaki Hârikulâde İncelikler

Bir düşünecek olursak, üzerine basıp geçtiğimiz yer, bugüne kadar gelen milyarlarca insanın toprağa dönmüş cesetleriyle doludur. Sanki üst üste çakışmış milyarlarca gölge gibi… Yarın bizler de toprağın sînesine amellerimizle gömülerek bu kesif gölgenin içine süzüleceğiz. Ondan sonra ebedî bir hayat ve sonsuza yolculuk başlayacak. O hâlde biraz durup düşünelim: Ânı, sonsuzla değiştirmek, hangi aklın kârıdır?!