Hediyeleşmek, Peygamber Efendimizin de sünneti ve tavsiyesidir. Sahâbîleri tarafından çok sevilen Rasûlullah Efendimiz hem gelen hediyeleri kabul etmiş, hem de bizzat hediyeler takdim etmiştir. Hattâ ihtiyaç ve taleplere binâen kendisine gelen hediyeyi, hemen bir başkasına hediye ettiği görülmüştür.
Âlemlerin Rabbi çok cömerttir, karşılıksız ikram sahibidir. Yeryüzünde halife olarak vazifelendirdiği kullarının da aynı ölçüde çevrelerine karşı cömert olmalarını, bulundukları ortamda nasiplerini, dünyevî bir karşılık beklemeden paylaşmalarını istemektedir. Bunun için ısrar ve teşviklerde bulunur.
İslam’a göre hediyeleşme nasıl olmalıdır? Hediyeler neler olabilir? Asr-ı Saadet’te hediyeleşme adabı.
Menfaatperestliğin ve dünya muhabbetinin arttığı günümüzde, ihlâs ve muhabbetle gönülden verilen bir hediye, kalplerin kazanılmasında çok büyük bir tesir icrâ edecektir.
Ebû Hüreyre radıyallanu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ey müslüman hanımlar! Hiç bir komşu hanım, bir koyun paçası bile olsa, komşusuna vereceğini küçük gör(üp vermemezlik et)mesin.” [1] Buhârî, Hibe 1, Edeb 30; Müslim, Zekât 90. Ayrıca bk. Tirmizî, Velâ 6.