Hz. Ali (r.a.) bir cenazede bulundu. Ölü mezara konunca aile efradı bağıra bağıra ağlamaya başladılar. Bunun üzerine Hz. Ali (r.a.) “Ne ağlıyorsunuz? Vallahi eğer ölülerin gördüklerini, görseydiniz, onları unuturdunuz. Azrail hiç kimse kalmayıncaya kadar gidip, gelecek” dedi. Sonra ayağa kalkarak ahiret hayatını anlatan şu konuşmayı yaptı.
Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-, kimseye nasîb olmamış bir mazhariyetle, Kâbe-i Muazzama içinde dünyaya geldi. Ailesi kalabalık olduğundan, Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-onu himâyesine aldı. Beş yaşından itibâren Peygamber Efendimiz’in terbiyesi altında yetişti. Bu yüzden câhiliye döneminin kötü âdetleri ona hiç bulaşmadı. Çocuklardan ilk îmân eden kimse oldu.
Mü’minin gönül kıvâmında belli miktarda hüzün ve endişeye de ihtiyaç vardır. Bununla birlikte gönül mahzun ve mağmum iken, yüzün tatlı bir tebessümle aydınlanması îcâb eder.