Hayır ve şer ne demektir? Hayır ve şer kavramlarının arasında nasıl bir bağ var? Hayır ve şerrin arkasındaki sır nedir?
Zorlu kulluk imtihanı nimetlere karşı şükür, sıkıntı ve zorluklara karşı sabırla kazanılır. Şükür ve sabrı kuşanarak bu imtihanı kazanan mü’minin hali gıpta edilecek bir haldir. Hz. Peygamber (sav) bu durumu şöyle belirtiyor: “...Nimete kavuşsa şükreder, bu onun için hayır olur. Başına bir bela gelse sabreder; bu da onun için hayır olur.” (Müslim, zühd: 64)
Âmentüde yer alan “Hayır ve Şer Allah’tandır” ifadesinin açılımı nedir? “Hayır ve Şer Allah’tandır” ne demek? Ayette geçen “Hayır ve Şer Allah’tandır ” derken ne anlamalıyız?
Ashab-ı kiram, her konuda bilgi sahibi olmak için Rasûlullah'ın (s.a.v) huzuruna çıkar sorular sorardı. Bazen öyle bir hal alırdı ki Peygamber (s.a.v) Efendimizin öfkesini celbederdi.
Hiçbir hayırlı gelişme hakkında ümitsiz olmayın. Olmaz demeyin. En beklenmedik ve en umulmadık mevzularda bile, eğer Cenâb-ı Hak dilerse neler olmaz ki! O dilediğinde, kaskatı taşların içinden bile, nice billûr şelâleler akıtmıyor mu? O dilerse ateşi gülistana çeviriyor. O dilerse, en olmazlar dahî, olur hâle geliyor. Velhâsıl müslüman; bedbin/kötümser olmayacak, nikbin/iyimser olacak.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, bugünkü gündem yazısında "takva" ve "fücur" kavramlarına, hayır ve şer çatışmaları değindi.
Kâmil bir mü’min; hayatın acı-tatlı sürprizleri karşısında gönlünü bulandırmaz, kalbinin rotasını Allah rızâsından başka bir yöne çevirmez.
Yaşadığımız bu fânî hayat, ilâhî imtihan hikmetine binâen, bâzen kahır bâzen de lûtuf tecellîlerinin tezâhürüne sahne olmaktadır. Asıl mârifet, irâdemizi Cenâb-ı Hakkʼın rızâsı istikâmetinde kullanarak, bütün bu kahır ve lûtuf tecellîlerinden kazançlı çıkabilmektir.