Ramazan, bütün hayır-hasenâtın kat kat sevapla mükâfatlandırıldığı ilâhî bir lutuf mevsimidir. İçinde bin aydan hayırlı bir Kadir gecesi bulunan Ramazân-ı Şerîf’i lâyıkıyla ihyâ edenler, sayısız nîmetlere nâil olurlar. Ona duyarsız kalanlar ise, dehşetli bir mahrûmiyete dûçâr olurlar. İşte Peygamber Efendimizin (s.a.v) rahmetten uzak olsun dediği üç kişi...
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi anlatıyor...
Cennet ile ilgili hadisler nelerdir? Peygamber (s.a.v) Efendimizin cennete götüreceğini haber verdiği ameller ve cennet hakkındaki hadisleri.
Kişinin yaptırdığı hayır müseesselerine kendi ismini vermesi caiz midir?
Bir yerden başka bir yere intikale hicret ve sefer deniyorsa da asıl hicret; Allah ve Rasûlünün rıza ve sevgisini kazanmak, hakkı tebliğ etmek, şerri engellemek, tevhid bayrağını dalgalandırmak için maldan, mülkten, hatta candan, evlad-ü ıyalden vazgeçerek yola çıkmaktır.
Günümüzde hayır ve iyilik yapılması gereken birçok kişi, İslâmî ve ictimâî kuruluş vardır. Hayır yapmak isteyen ve lâyık olanı arayan hayırseverler de bulunmaktadır. Bunlara öncülük ve aracılık yapmak, Müslümanların görevleri olmalıdır. Özellikle büyük yerleşim birimlerinde, bunu organize eden hayır kurumları ve vakıfların bulunması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu müesseseleri samimiyetle yaşatmak ve toplumun hizmetinde kullanmak, küçümsenmeyecek hayırlardandır.
Aşağıdaki hadîs-i şerîften almamız gereken en büyük ders, her an Allâh’ın rızâsına vesîle olacak bir amel arayışında olabilmektir. Zîrâ âyet-i kerîmede: “Bir (hayır) işini bitirince hemen (başka bir iş veya ibâdete) koyul ve yalnız Rabbine yönel.” (el-İnşirâh, 7-8) buyrulmuştur.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor: “Allah katında, kulun şöyle demesinden daha sevimli bir duâ yoktur: «Allâh’ım! Ümmet-i Muhammed’e umûmî bir rahmet ile merhamet eyle!»”
Bir vakıf medeniyeti olan Osmanlı Devletinde inşâ edilen mîmârî şaheserler içinde, vâlide sultanların ve saray eşrâfından hanımların da birçok vakfiyesi bulunuyor. İşte Osmanlı'daki valide sultanların açmış olduğu vakfiyeler ve topluma kazandırdıkları eserler, hizmetler...
Bu yolda huzura kavuşmak, ancak teslîmiyetle elde edilir. Kimi evlâdından, kimi malından, kimi de daha farklı hususlardan iptilâlara düşer. Mü’minin (imtihan îcâbı) dünyada tam rahatlığı olmaz.