Hayatın manası, lezzeti, huzuru, zevki hakkıyla üç yerde anlaşılır. Peki Bu üç şey nedir?
Hayat dediğimiz nedir? Beşik ile tabut arasındaki bu kısa yolculuğu tefekkür ikliminde idrâk edebilmek: Niçin geldin? Kimin mülkünde yaşıyorsun? Kimin verdiği rızıkla merzuksun? Yolculuğun nereye?
Yaşadığımız kâinat, fiilî bir Kur’ân ve esmâ-i ilâhiyyenin tecellîleri ile müzeyyen bir sanat hârikasıdır. Cenâb-ı Hak, kullarının rûhen zarifleşip hassasiyet kazanarak ilâhî azamet tecellîleri ve kudret akışlarını gönül gözüyle seyredebilmesini ve bunun neticesinde kendisi ile bir dostluk kurulmasını arzu etmektedir. Bu vesile ile Kur’ân-ı Kerîm’de çok çeşitli ve hayran bırakıcı muhtelif üsluplar kullanmıştır. Bu üsluplardan biri de bazı varlıklar üzerine edilen yeminlerdir. Öyleyse Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerîm’de niçin bazı varlıklar üzerine yemin etmektedir?