Kur’ân’ın sır ve hikmetleri ancak Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz’in kalbî dokusundan hisse almakla anlaşılır.
Amel ile tevessül, kişinin, salih bir amelini ortaya koyarak bunu Allah Teâlâ nezdinde dilek ve arzusunun tahakkuku/gerçekleşmesi için vâsıta kılmasıdır.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz ve halîfeleri, Kur’ân-ı Kerîm’i uzak bölgelerde de öğretebilmek için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardır. Bu meyanda, pek çok âlim sahâbîyi İslâm dünyasının muhtelif merkezlerine hoca olarak göndermişlerdir.
Allâhʼın kullarını hor görüp küçümsemek yasaktır. Buna mukâbil, herhangi bir kimseye de sanki Cennetlik olacağını biliyormuş gibi teminat verircesine iltifatlarda bulunmak da son derece yanlıştır.
Peygamber Efendimiz hacda nasıl kurban kesti ve tıraş oldu? İşte siyerde anlatılan o bölüm...
Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e karşı kaba davranan, uzaktan bağıran, O’na saygısızlık yapan kimseler de akletmeyen, sefîh kimselerdir. Buradan bize çıkacak diğer bir netice de, Allâh Rasûlü’nü nasıl örnek almamız gerektiğidir? Hayatımızı, Allâh Rasûlü’nün hayatıyla nasıl mîzan etmeliyiz?