Tebliğ ve irşadda, sözün önemi inkâr edilemez. Ancak hâl ile tebliğ, diğer bir ifadeyle temsîli tebliğ çok daha etkilidir. Söz ve hâl birlikteliği gerçekleştiğinde ise o zaman -Allah’ın izniyle- elbette çok daha güzel sonuçlar alınacaktır.
Tasavvuf, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in ve ashâb-ı kirâmın vecd içinde yaşadığı “takvâ hayatı”dır. Tasavvufla ilgili yapılan belli başlı bazı tarifler.
Tasavvuf, dünyayı bir kenara bırakıp ruhbanlığa yönelmek değildir. Dinden ayrı bir din değildir. Dine ilave bir sistem de değildir. Tasavvuf, asr-ı saadette hâl olarak yaşanan bir tezkiye ve terbiye disiplinidir.
Hazreti Mevlânâ “hâl, sârî” yani “insandan insana geçici” olduğundan; iyi insanla beraberlik iyi tesire, kötü insanla beraberlik de kötü tesire mâruz kalmaya sebep olduğunu anlatıyor.
Dînin gâyesi, insana Yaratıcı’sını tanıtmak, O’na karşı vazîfe ve mükellefiyetlerini bildirmek, beşerî münâsebetleri Kur’ân-ı Kerîm ve sünnet-i seniyye istikâmetinde adâlet, hakkâniyet, sulh ve sükûn üzere tesis etmektir. Yine dînin gâyesi; nâzik, zarif, ince ruhlu ve iç âlemini temizlemiş insan yetiştirmektir. Diğer bir ifadeyle mü’minin Hak dostluğuna ve cennete hazırlanmasını sağlamaktır.
İLLA EDEP oyunu, 10, 15 yaş grubundaki çocukların zevkle oynabileceği kendi seviyelerine uygun bilgiler üzerine temellendirilmiş bir karakter eğitimi oyunu.
Zor dönemlerden geçiyoruz. Asırlar öncesinden anlatılan, şerlerinden emin olmak için duâlar yapılan, sağlam kulplara sarılıp evlerimize çekilmemiz tavsiye edilen “şedîd” zamanlardayız…