Bazı mevki ve makamlar insana câzip gelir. Bu tür meyillere karşı koyup sabretmek gerekir. Bu hadis bunu tesbit etmektedir.
Kanaatkâr olmak, Allah Teâlâ’nın verdikleriyle yetinmek güzel bir huydur. Açgözlülük insanı dünyada huzursuz ettiği gibi onu haksızlığa yönelteceği için ahretini de perişan eder.
Zulme ve haksızlığa karşı birlik olmak, mazlumun hakkını savunmak, şerre karşı tek yürek olmak, sadece mazluma değil, tüm insanlığa ve hatta tüm varlığa iyilik etmek demektir. Zira zulmün cezası sadece zulmedene ulaşmaz, umumi olur.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, insanı Allah Teâlâ'dan uzaklaştıran ve Allah Teâlâ'ya yaklaştıran fiilleri anlatıyor.
Kin ve öfkenin zararından kurtulabilmenin en iyi yolu baştan kızmamaktır. Sabredip öfkesini yenebilen kişinin mükâfatı nedir? Bu sorunun cevabını da aşağıdaki hadîs-i şerîften öğreneceğiz.
Toplumun doğru-yanlış, yerli-yersiz, olur-olmaz tepkilerine, dış güçlerin suret-i haktan gözüken yönlendirmelerine kulak asmadan ve de kendi içinde sevgi yahut nefretine mağlup olmadan hak yanlısı ve haklıdan taraf olarak hayatını sürdürmek günümüzün en büyük ve kutsal cihadıdır.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi kemale ermek için aşılması gereken 3 merhaleyi anlatıyor. [Video 2 dk.]
Geçmiş ile günümüz binalarını mukayese eden Osman Nuri Topbaş hoca, gökdelenler yapan mimarlığı "diken mimarîsi" olarak tarif ediyor.