Cuma günü, içinde duaların kabul edildiği zamanın da bulunduğu çok mübarek bir gündür. Cuma günü, duaların kabul edildiği zamanı yakalama ümidiyle ibadet ve dua ile geçirilmelidir.
Zekât, İslâm toplumlarında sosyo-ekonomik şartların ıslahını hedef alan, ölçüleri ve harcama yerleri belirlenmiş bir malî ibadettir. Özellikle Ramazan ayında zekatı vermek ve sadakaları arttırmak daha faziletlidir.
Ramazan gecelerini sevabını Allah Teâlâ'nın vereceğine inanarak ve Allah rızâsı için terâvih kılarak değerlendirmek, geçmiş günahların bağışlanması gibi çok büyük bir bahtiyarlığa vesile olmaktadır. Bu büyük bir müjdedir.
Hz. Peygamber çok cömertti. Kendisinden bir şey istenilince, varsa verir, yoksa “yok” demez, sükût ederdi.
Cemaatle kılınan namazlarda cemaatin durumunu dikkate alarak namazı kısa tutmak sünnettir. Peygamber Efendimiz'in kıldırdığı namazlarda bu durumu dikkate alarak cemaatle kıldırdığı namazları kısa tutmuştur.
İslam’ın emrettiği her şey ve hayrın her türlüsü iyiliktir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Bir iyiliğe öncülük eden kimseye o iyiliği yapanın ecri gibi sevap vardır.” buyuruyor.
İnsan evinde güler yüzlü olmalı; karısına iyi davranmalı ve onu anlayışla karşılamalıdır. Hz. Peygamber hanımlarına iyi davranır, nazlarını çeker, onları kırmazdı.
İster din ister dünya nimeti olsun bir kimsenin sahip olduğu nimetin elinden çıkmasını istemek anlamındaki hased, İslam dininde haram kılınmıştır.
İnsanlık tarihinde haksız yere ilk kan dökme hâdisesi, Âdem aleyhisselâm’ın çocukları arasında vukû bulmuştur.
Su kabına üflemeyi ve kabın içine solumayı Resûl-i Ekrem Efendimiz yasaklamıştır. İçilecek şeylerin bulunduğu kaplara hiçbir şekilde üflememek gerekir. Sağlık açısından da böyle yapmak daha uygundur.