Hadis-i Şerif Tercümesi

Sabah ve İkindi Namazlarının Fazileti

Sabah ve ikindi namazı vakitleri fedakârlık gerektiren vakitlerdir. Birincisi uykudan fedakârlığı, diğeri işten ve kazançtan fedakârlığı gerektirir. Bu anlamda sabah ve ikindi namazlarını kılanlar Allah katında büyük bir mükâfatı hak ederler.

Eşinizin Huyunu Sevmiyorsanız Bunu Yapın!

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir kimse eşine kin beslemesin. Onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir.” (Müslim, Radâ 61)

Müslümanın Derdi Bitmez!

"Ben kötülük yapmıyorum, başkaları ne yaparsa yapsın" diyerek, içinde yaşadığı toplumdan kopuk bir hayat süren ve onların dertleriyle ilgilenmeyenler, bizzat kendileri doğru yolu bulamamış, mes’uliyet hissine sahip olamamış sayılırlar.

Münafıkların Dört Alameti

Hadis-i şerifte belirtildiği üzere münafıkların alametleri...

"savaş Hileden İbarettir"

Ebû Hüreyre ve Câbir radıyallahu anhümâ'  dan rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem  şöyle buyurdu: "Harp hileden ibarettir."[1]

Şehitler Cennette Ne İster?

Şehitlik mertebesi, cennetteki en üstün mertebelerden biridir. Bunu gören şehit, dünyaya tekrar dönüp, defalarca şehit olmayı temenni eder.

Kahraman Sahabi

Hz. Peygamber ashâbını daha fazla fedakârlığa ve düşmana karşı durmaya teşvik ederdi. Ebû Dücâne gibi kahraman ve fedâî sahâbîler hayra koşmakta ölümü bile göze alırlardı.

El Emeğiyle Geçinen Peygamber

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Davud aleyhisselâm ancak elinin emeğiyle kazandığını yerdi.” (Buhârî, Büyû’ 15)

Müminlerin Birbirlerine Olan Sevgileri

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız!” [1]

Orta Yolu Tutunuz

Orta yolu tutmak, ölçülü olmak, ibadet ve taatte, hayırlı işlerde haddi aşmamaktır. Ancak, mükemmeli yakalamaya çalışmak mü’minin görevidir. Bu konudaki ölçü, sırat-ı müstakîmden sapmamak, ibadetleri ve birtakım hayırlara yönelik faziletli işleri gücünün yettiği nisbette yapmak, yasaklardan ise kesinlikle uzak durmaktır.