Allah ve Resûlü’nün yolundan ayrılanlar, birtakım farklı ve aykırı yollar îcat edenler, bid’ate, sapıklık ve yanlışlığa düşerler. Peygamberimiz, insanların tehlikelere karşı duyarsızlıklarını, bazı hakikatlerden habersiz oluşlarını, ihmalkârlık ve vurdumduymazlıklarını görünce kızmış, öfkelenmiş ve onları ciddi bir biçimde uyarmıştır.
Ailenin geçimiyle ilgili ayetler ve hadisleri sizler için derledik.
Basit görünüşlü kimselerin arasında, Allah’ın değer verdiği iyi insanlar bulunduğu unutulmamalıdır. İnsanların yanında böylesine değersiz olan bu kimseler içinde Allah’ın veli kulları vardır. Allah Teâlâ onları çok sever ve bir dediklerini iki etmez.
İlim öğrenmenin fazileti ile ilgili hadisleri sizler için derledik.
Bir şeyin size şüphe verip vermediğini nasıl anlayabilirsiniz? Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bununla ilgili bize kalbimize bakmamız gerektiğini tavsiye ediyor. Kalp, doğrudan tatmin, yalandan tedirgin olur.
Kanaatkâr olmak, Allah Teâlâ’nın verdikleriyle yetinmek güzel bir huydur. Açgözlülük insanı dünyada huzursuz ettiği gibi onu haksızlığa yönelteceği için ahretini de perişan eder.
Peygamber Efendimiz kendisine en iyi davranılması gereken kimsenin annemiz olduğunu söylemekte, hatta onun bu iyi muameleyi, babaya nispetle üç misli daha fazla hak ettiğini belirtmektedir.
Aşağıdaki hadis-i şerif, bize iyilikleri emir ve kötülüklerden nehiy vazifesini yerine getirdiğimizde kazanacağımız mükâfatı, ihmâl ettiğimizde ise uğrayacağımız musibeti bir kere daha açıkça bildirmektedir.
Sehl İbni Sa'd radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim bana iki çenesi arasındaki (dili) ile iki budu arasındaki (üreme) organını koruma sözü verirse, ben de ona cennet sözü veririm."[1]
Peygamber Efendimiz’in dünyaya ve dünyalıklara bakışını, ashâbını ve ümmetini bu yönde nasıl eğittiğini hadis-i şerifleri okudukça daha net görürüz. Efendimiz "Sade yaşamak imandandır; sâde hayat sürmek imandandır." sözleri ile bize nasıl bir hayat yaşamamız gerektiğini de söylüyor.