Gerçek iman sahipleri, kendileri için arzu ettikleri şeyleri din kardeşleri için de arzu ederler. Aşağıdaki hadis-i şerif bu durumu ne güzel izah eder.
Her Müslümanın din kardeşliğinin gerektirdiği bir takım hakları ve vecibeleri vardır. Her Müslümanın görevi, bunları yerine getirmek olmalıdır. Aşağıdaki hadis-i şeriften hareketle Müslümanın üç özelliği...
İslâm toplumu bir vücut gibidir; bir uzvun hastalığının bütün vücudu rahatsız etmesi gibi, bir Müslümanın başına gelen belâ ve musibetleri, bütün Müslümanlar kendilerine dert edinmelidir.
Hadis-i şerif gerçek mü'minleri bencilliğe karşı uyarıyor.
Aşağıdaki hadis-i şerifte bir Müslümanın kötülük gördüğünde yapması gereken şeyler anlatılıyor.
Müslümanın Müslüman üzerinde beş hakkı vardır.
Câbir radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Beş vakit namaz, herhangi birinizin kapısı önünden gürül gürül akan ve içinde günde beş defa yıkandığı ırmağa benzer.” (Müslim, Mesâcid 284)
Allahüteala ayeti kerimede şöyle buyurur: “Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve mâliki bulunduğunuz kimselere iyi davranın.” Nisâ sûresi (4), 36
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) yanı başında olan ve cennetle müjdelenen sahâbîlerden biri ölmeyi istediğini ifade edince Efendimiz de ona "hayatının uzun ve yaptıklarının iyi olması senin için daha hayırlıdır" diye dua ve niyazda bulunuyor. Bu uyarı bize uzun bir ömrün mü’mine verilmiş iyi bir fırsat olduğunu göstermektedir. Dertli ve çileli de olsa, uzun bir ömür sürmek kulun lehinedir. “Ne yapayım, Allah’dan geldi” diyerek başa gelen sıkıntılara katlanan, öte yandan ibadet ve tââtını elinden geldiği kadar yapmaya çalışan bir kimse Allah’ın rızâsını kazanabilir.
İnsan nasıl yaşarsa öyle ölür. Nasıl ölürse öyle diriltilir. Bütün bunlar düşünülünce, dili güzel kelimeler söylemeye alıştırmak, ve günü hayır üzere geçirmeye gayret etmek demek, ölümü uygun bir şekilde karşılamaya çalışmak demektir.