Abdülkâdir Geylânî Hazretleri buyurur: “Sizin dîninizin ortadan kalkmasının dört sebebi vardır: Birincisi: Bildiklerinizle amel etmemenizdir. İkincisi: Bilmediklerinizle amel etmenizdir. Üçüncüsü: Bilmediklerinizi öğrenmeyip câhil kalmanızdır. Dördüncüsü: Diğer insanların, bilmedikleri şeyleri öğrenmelerine engel olmanızdır.”
En büyük marifet kendini bilmektir. Çünkü kendini bilen Rabbini bilir. Haddini bilir hayatını ve davranışlarını ona göre düzenler. Peki cahil cesareti ile ne yapacağını, gücünü bilmeden her işe talip olmak, ben demek, bu insanın hali ne olacak?
İnsan önce kendini bilmelidir. Kim olduğunu, ne yapabileceğini ve sınırını yani haddini bilmelidir. En büyük tehlikeli ne olduğunu bilmemektir. Kendini bilmemekte Allah (c.c.) muhafaza helak sebebidir.
Haddini bilmek en büyük edeplerden biridir. Tevâzu, olgunluk nişanıdır. Bir vazifeye tâlip olmaktan ziyade matlûb olmak, liyâkat nişânıdır ve böyleleri çoğunlukla ilâhî rahmete nail olacaklarından işlerinde muvaffak olurlar.
İnsanlara ve hattâ bütün mahlûkâta bakışta bu mahviyet hâlini kazanabilmek, kulun Rabbine karşı sahip olması gereken kulluk edebini takviye eder. Zira kulun ilâhî kudret ve azamet karşısındaki hiçlik ve yokluğunu kavraması, kulluk edebinin başıdır.
Kur’an’da, mağrur adımlarla ve çalım satarak yürümek, men edilmiştir.