Gözün şükrü nedir? Gözümüzü şerden neden muhafaza etmeliyiz? Gözün maneviyatımıza etkisi nedir?
Rasûlullah Efendimiz, âdeta kıyâmetin ayak sesleri olan alâmetler arasında, “zinâ” ve “binâ”nın çoğalmasını ifâde buyurmuşlardır. Günümüzün umûmî manzarasını seyrettiğimiz zaman; maalesef ahlâksızlığın arttığını, yüksek binâların çoğaldığını görüyoruz. Zinâ ve ahlâksızlık, toplumun huzur ve mâneviyâtına âdeta zehir serpiyor. Yükselen binâlar ise, mâneviyâtı zaafa uğrayan şehirlerimizin âdeta mezar taşlarını andırıyor.
Gözümüzü haramlardan nasıl koruyabiliriz, bakılması haram bir şeye gayr-i irâdî gözümüz ilişirse ne yapmalıyız. İşte bu soruların cevabı...
Âileler, toplumun aynaları ve yapı taşları… İşte bu yapı taşları ne kadar sağlam olursa, yapının kendisinin de öyle olacağı hayaliyle harcanmalı emekler… Fakat söz konusu emekler yetmiyor demek ki; her geçen yıl daha fazla yuvanın parçalandığını haber alıyoruz. Bu uğurda her bir ferdin, üzerine düşeni bir îman şuuru ve hassasiyeti ile yerine getirmesi; bu yaraların sarılmasında mutlaka fayda sağlayacaktır.