gafil

Gafil Kime Denir?

Gafil kime denir? Gafil kimse ne demek? Gafir ne demektir? Anlamı nedir? Gafil ve gafir kelimeleri Kuran'da geçiyor mu? Kısaca anlamları...

Kimlere Özeniyorsunuz?

İlâhî imtihan için bulunduğumuz şu kısacık dünya hayatında, Rabbimizʼin bizler için takdir ettiği her hâli, hamd, şükür ve rızâ ile karşılamalıyız.

Gaflet Nedir? Gafil Kimdir?

Gaflet nedir? Gafil kimdir? Gaflet, kulun ebedî hayatına zehir saçan mânevî bir hastalıktır. Gafil ise bu hastalığa yakalanmış yardıma muhtaç kişidir. Bizler gaflet hastalığına yakalanmamak için ne yapmalıyız?

Bütün Hayatı Hayır Üzerine Geçirebilmenin Yolu

Şeyh Sâdî buyurur: “Ey Âdemoğlu! Bazen nîmet içinde mağrur ve gâfil; bazen yoksulluk içinde ümitsiz ve mahzunsun... İşte neşeli ve kederli zamanındaki hâlin budur. Bilmem ki Rabbine (hamd, şükür ve rızâ hâlinde) kulluğu ne zaman edeceksin?!..”

Allah İle Olmak İster Misin?

Dünyaya aldanarak âhireti unutmak; bayağı şeylerle oyalanarak saâdeti sefâlet çarşısında aramaktan farksızdır. Bu gafleti bertaraf etmenin çâresi ise “zikir”dir. Zikir, gönlün Allah ile olmasıdır.

Ahde Vefâ Nedir?

Muhabbet, dostluk ve bağlılıkta sebat, ahde riâyet ve verilen sözde durmak demek olan vefâ, İslâmî şiarlardan biri ve belki de en ehemmiyetlisidir. Çünkü her insan, imtihan edilmek üzere geldiği bu dünyâda, ruhlar âleminde vermiş olduğu söze sadâkatini ispât ettiği taktirde, hayatını mü’min olarak yaşar.

Ahiret Hayatına Hazır Mıyız?

Ölümden sonra başlayacak olan yeni, sonsuz ve hayatın tâ kendisi olan ahiret hayatına başlayacağız.

Dünyayı Ahirete Tercih Eden Kişi

Dünyayı âhirete tercih etmek; geçici olanı kalıcı olandan, damlayı deryadan, çer-çöpü pırlantadan kıymetli görmek gibi, hazin bir hamâkattir. Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleriʼnin buyurduğu üzere, bu hamâkate dûçâr olanların en bâriz vasıflarından biri “cehâlet”tir.

Balkan Savaşları Nasıl Çıktı?

Memleketi yağmayla talan eden İttihat ve Terakkî erkânı, Sultan Abdülhamîd Hân’ın bertarafıyla rahatça kuruldukları mevkîlerde ülkeyi câhilâne bir sû­ret­te idâre etmeye başlamışlardı. Yumuşak huylu bir pâ­di­şah olan Sultan Reşad, kendilerinin elinde âciz bir kukladan farksızdı.