filozof

Aklın Sınırı ve Zaafını Gösteren Bir Hadise

Kadim Yunan’da aklın zaafını gösteren tipik bir hâdise...

Filozof Kur’an’a Meydan Okuyunca…

Mevlana Hazretleri de Kur’an’ı ve peygamberlerin hidayetini bir tarafa bırakarak sadece aklına güvenen, onu putlaştıran tiplerin Kur’an karşısındaki tutumunu şu beyitlerle veciz bir şekilde özetler...

Filozoflar Ne Diyor İslam Ne Yapıyor?

İnsanlık tarihi boyunca hiçbir filozofun görüşlerini hayatına tatbik ederek saâ­det ve selâmete ermiş bir toplum gösterilemez. Onların öne sürdükleri fikirler, yaşanması mümkün olmayan kuru nazariyelerden ibaret kalmış ve umûmiyetle kütüphanelerin tozlu raflarındaki kitaplarda hapsol­maya mahkûm olmuştur. Hayata intikâl ettirilmek istenen bâzıları ise yeryüzünü kan ve gözyaşıyla sulamaktan başka bir işe yaramadan, kısa bir müddet sonra tarihin çöplüğüne atılmışlardır.

Müslümanları Zehirleyen 'akıl'!

Batı’nın teknik ve ekonomik sahada ilerleyip dünya üzerinde güçlü ve müessir bir mevkiye ulaşması, Müslümanlar üzerinde “sanki medeniyette yükselebilmek için, aklı dînin önünde tutmak gerekirmiş” gibi bir anlayışın yayılmasına sebep olmuştur. Müslümanların tarihte İslâm’a sadâkatle bağlı oldukları dönemlerde dünyanın en muhteşem medeniyetlerini kurmuş oldukları gerçeği görmezden gelinerek, bu fikirler, âdeta salgın bir hastalık gibi, İslâm ülkelerinde de zihinlere aşılanmaya çalışılmaktadır. Zira Batı felsefesine duyulan hevesin temel sebebi, “İslâm dünya görüşü”nün ihtişâmından lâyıkıyla haberdâr olunmamasıdır.

Aklın Yolu Bir mi?

Kadim Yunan’da aklın zaafını gösteren meşhur bir hâdise...

Filozofların Tutarsızlığı

Filozoflar hakkı kendi akılları yani öznel yorumlarına göre anlatır. Böyle olunca durum nice filozof ve sözde nice hakikat türemiş olur. Kendileri dahi birçok zaman kendi düşünceleri ile çelişmiş ve kendi kendine yanılgıya düşmüştür. Halbu ki Hak tektir ve sana göresi, bana göresi yoktur.

Evrim Teorisi İle Okuduk Ne Oldu?

Materyalist bakış açısıyla ve filozofik yaklaşımlarla kâinata depolanmış bilgileri okuyup anlayabilmek mümkün olsaydı, bizler şimdi geçmiş filozofların izinden hayranlıkla gidip huzur bulan insanlar olurduk. Yıllarca bu kadar akıl almaz hâdiseleri, cansız bir “tabiat ana” felsefesiyle ya da uyduruk, kasıtlı “evrim teorisi”yle okuduk da ne oldu? Mutlak hakikat değişti mi?

Akıl Bize Yeter mi?

Toplumlar, kütüphanelerin tozlu raflarında kalmış olan kara kaplı felsefe kitaplarının üzerine abanmış bilgiçlerin fikirleriyle selâmete kavuşamaz. İnsanlığı hakîkî saâdet ve selâmete çıkaracak olan; Kur’ân-ı Kerîm ve onun canlı bir şerhi mâhiyetindeki Sünnet kültürüyle yoğrulup ilâhî hikmet ve hakîkatlerle kemâle ermiş müʼminlerin tebliğ, îkaz ve irşadlarıdır.

Saâdet Ne Demektir?

Vahyin rehberliğinden mahrum bir şekilde hakîkate ulaşma iddiâsındaki filozoflar, tesir edebildikleri insanları dâimâ saâdet yerine sefâlete, hakîkat yerine dalâlete sürüklemişlerdir.