fıkıh

Ümmet-i Muhammed'den Kimse Kalmadı mı?

İsmail Lütfi Çakan, Altınoluk Dergisi'nde ümmet kavramını farklı yönleriyle izah etti. "Eskiden halkımız herhangi bir tehlike belirince veya olumsuzluk söz konusu olunca, yardım çağrısında bulunmak için, 'Yetişin ey ümmet-i Muhammed”, “ümmet-i Muhammed’den kimse yok mu?' diye bağırır, yardım isterdi." Diyen Çakan, Mehmet Akif Ersoy'un ümmetin zamanımızdaki durumunu anlatan şiirine de yer verdi.

Peygamberimiz'in Kelimelerle Tasviri

Hilye, lügatte süs, ziynet, yüz ve rûh güzelliği demektir. Istılahta ise, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in, beşer kelâmının imkânları nisbetinde kelimelerle çizilmiş resmidir.

Peygamberimiz'in Ümmî Oluşunun Hikmetleri

Ümmî kelimesi; anasından doğduğu gibi saf ve temiz kalan, okuma ve yazma bilmeyen, bir insandan eğitim görmemiş, Mekke’ye mensup, ehl-i kitâbın dışında kalan Araplar gibi mânâlara gelmektedir.

Peygamberimizin Varlık Nûru

Cenâb-ı Hak, bilinmeyi ve bu bilinmenin îcâbı olarak ibâdetlerle tekrîm olunmayı murâd ettiğinden, “âlem-i kesret” (çokluk âlemi yâni kâinât) denilen mâsivallâhı yaratmıştır. Bu yaratışta, ilk önce husûle gelen, bir “nûr”dur. O nûr da, “Hakîkat-i Muhammediye”nin özü, aslı ve mayasıdır.

Peygamberimiz'in Mübarek Soyu

Peygamberimiz’in babası Hazret-i Abdullâh, annesi Hazret-i Âmine’dir. O’nun mübârek soyu Hazret-i İsmâîl’in oğlu Kayzar sülâlesinin en şereflisi olan Adnân’a kadar uzanır.