"Yeni dünya düzeni"nde Allâh’a, âhiret gününe, Allah rızası için dostluk, kardeşlik, fedâkârlık ve infâka yer yok!. Bu yeni dünya düzeni, her ferdin, mutlu olmak ve var olmak için daha çok “çalıştığı”, daha çok “göründüğü” bir düzen… Ama görünen, sadece insanın dış görünüşü… Onu canlı, mutlu ve diri kılan mâneviyat yok olmuş. Âdeta ruhu çekilmiş bir ceset gibiyiz, bu kentin sokaklarında boy gösteren…
Ferdî ibâdetlerimizin şâhı, namazdır. İslâm’ın beş temelinden biridir. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: “İslam dini beş esas üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in Allâh’ın kulu ve Rasûlü olduğuna şahâdet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve Ramazan orucunu tutmak.” (Buhârî, Îmân)
İslâm, ferdiyetçiliği ve bencilliği reddeder; ictimâîleşmeyi ve diğergâmlığı telkin eder. İctimâî terbiyenin ilk tezâhürü ise, cemaatle kılınan namazlarda başlar. Burada müʼminlerin birlik ve beraberlik duyguları filizlenir, gelişir ve pekişir.