Lider Eğitim Kültür ve Sanat Gençlik Kulübü Derneği’nin geleneksel olarak düzenlediği “Beklenen Nesil” Hüdayi Nesli programının üçüncüsü gerçekleştirildi.
Zekâtın nisâbı, yani maddî imkânlardan ne kadar verdiğimizde onun mesʼûliyetinden kurtulmuş olacağımız bellidir. Fakat üzerimizdeki nîmetlerin şükür borcu ve Allah yolunda gayretin nisâbı, ancak kıyâmet gününde belli olacaktır. Bunun içindir ki müʼmin, hiçbir gayret ve fedakârlığını kâfî görmemelidir.
Koca Seyyid, dünya âleminden sıyrılmıştı ve sadece Rabbinin huzûrunda idi. Gözlerinden akan yaşlar yanaklarından aşağı süzülüyordu. Vird hâlinde bir müddet "La havle vela kuvvete illa billah" dedi. Sonra birden «Yâ Allah!» diye haykırdı... Koca Seyyid'in Çanakkale Harbi'nde göstermiş olduğu imkansız başarının sırrı...
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, bugünkü yazısında İslam'ın bir fedâkârlık dini olduğunu belirterek tarih sahnesinde kazanılan zaferlerin Allah için yapılan fedâkârlıklar neticesi ile olduğuna işaret ediyor. Zira Çanakkale savaşı bunun en muhteşem örneğidir.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, insanlığın ebedî kurtuluşu için büyük fedakârlıklar sergiledi. En ağır çilelere katlandı. Buna rağmen hiçbir zaman hâlinden şikâyet etmedi, yüzünü ekşitmedi. Açlığına aldırış etmeden, karnına taş bağlayarak Ashâb-ı Suffeʼye Kurʼânʼı tâlim etti.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin Altınoluk Dergisi için kaleme aldığı "Muhabbetin Kantarı Fedakârlıktır" başlıklı yazının bir kısmını istifadelerinize sunuyoruz. Makalenin ilk kısmında Müslümanların birer fedakârlık imtihanı ile başbaşa kaldığını vurgulayan Hocaefendi, gayret-i diniyye içinde olmamız gerektiğini söylüyor.
Bir süredir, İslam’ın “terör ya da terörist” kelimeleriyle yan yana getirilmesi için yoğun bir uğraş sarf edildiği gözlemleniyor. Karikatür krizinden, Papa'nın İslam karşıtı söylemlerine, 11 Eylül hadiselerinden, İslâmofobik yayınlara... senelerdir bunun çalışması yapılıyor. Son olarak Ortadoğu’da IŞİD eliyle ortaya koyulan senaryonun da tüm bu olanlardan bağımsız olduğu pek düşünülemez. Dünyada “İslam”a yapıştırılmaya çalışılan bir imaj ve algı çalışması yürütülüyor. Oysa İslam, “rahmet” demek, “merhamet” demek, “fedakarlık” demek. İslam dininde olmayan hakikatlerin dünyaya kabul ettirilmeye çalışıldığı bir zamanda Yüzakı dergisi bu ayki dosya konusunda "İslam İnsanlığa Rahmettir!" diyor.
Varlıklı kimselerin de gönül huzuru ve rûhî muvâzeneleri için; fakir-fukarayı koruyup gözetmeleri, mâtemlerin civarında bulunmaları, sefâlet manzaralarını görüp ibret almaları elzemdir. Aksi hâlde varlıklı insanlar, şefkat ve merhameti unutarak kasvet-i kalbe müptelâ olmaktan kurtulamazlar.
Aşırı tüketim, oburluk, lüks, gösteriş gibi israflar, sahâbe neslinin tanımadığı bir hayat tarzı idi. Onların zenginleri ağniyâ-i şâkirîn, fakirleri de fukarâ-i sâbirîn idi.