erkam yayınları

Ne Olmak İstediğine Karar Ver, Resulûllah Yol Göstersin!

Peygamber Efendimiz'in bütün müslümanlara ve hatta bütün bir insanlığa örnek olan yaşayışı bizlere yol göstermektedir. Onun hâl, hareketleri ve sözleri ahireti kazanmamız için gerekli olduğu kadar dünya hayatında başarılar elde etmemiz için de  mutlak mânâda önem arz etmektedir. Öyle ki bizler yalnızca ne istediğimizi bilmeli ve ne olmaya karar vermeliyiz. 

Allah ve Resûlü'nü İncitenleri Bekleyen Azap!

Müslüman, merhametli, hassas ve rakik bir gönle sâhip olmalı ve kimseyi incitmemelidir. Çünkü Allah Rasûlü’nün târif ettiği ve istediği mü’min, herkesle ülfet eden ve kendisiyle ülfet edilen bir gönül insanıdır.

Hak İle Meşgul Olmayan Kalbi, Bâtıl İşgal Eder!

Bir mü’minin düşünmesi lâzımdır, "Ben kendimden ne kadar mes’ûlüm? Çoluk-çocuğumdan ne kadar mes’ûlüm? İçinde yaşadığım toplumdan ne kadar mes’ûlüm? İnsanlığa güzel ve örnek bir müslüman şahsiyeti sergileyebiliyor muyum? Yaşayışımla, hâl ve tavırlarımla İslâm’ın güler yüzünü aksettirebiliyor muyum?"

Allah, Kulunu Hangi Vaziyette Görmek İster?

İnsan şahsiyetine en çok tesir eden iki mühim müessir vardır: Birincisi, muhabbet beslenip beraber olunan insanlar, ikincisi de kazançtır. Bu yüzden, gönlümüzde muhabbetini taşıdığımız insanlara çok dikkat etmeliyiz. Zira insan çoğu zaman, doğru yola da yanlış yola da sevdiği kimselerin teşvik ve telkinleriyle gider. İkinci olarak da cebimizdeki paraya dikkat etmeliyiz. Ona haram karıştırmamalıyız.

İfk Hâdisesi ve Hüsn-i Zannın Zirve Tezahürü

Hüsn-i zan; güzel düşünmek, iyi şeyler temennî etmek, menfî düşüncelerden ve sû-i zandan, yâni kötü düşüncelerden uzak kalabilmektir. Müslümanlar birbirlerine karşı hüsn-i zan beslemeye muvaffak oldukları takdirde, birçok yanlışa düşmekten korunmuş olurlar.

En Tehlikeli Kanser

Efendimiz’in dünyayı teşrifinden az önce idi. Ebrehe Yemen’den kibir ve azametle çıktı. Maksadı Kâbe-i Muazzama’yı yıkmak idi. O zamanın tankları yerinde olan fillerle tahkim ettiği ordusunun karşısında durabilecek bir ordu da yoktu. Hedefine mağrur bir şekilde ilerlerken Cenâb-ı Hak onu ve ordusunu yenmiş ekin yapraklarına çevirdi. Fakat; aslanlarla, kaplanlarla, yılanlarla, akreplerle değil, yok kadar minik serçe kuşlarının attığı taşlarla perişan etti.

Mü'minin Unutmaması Gereken İki Şey!

Gerçek bir mü’min, diğergâm insandır. Kendi kurtuluş beraatini alabilmenin, başkalarının da kurtuluşu için hizmet ve gayret etmekten geçtiğini bilen insandır. Zira sırf kendi menfaatini düşünen, kaba, hodgâm, bencil ve cimri bir insan tipini Rabbimiz reddediyor.

Dünya Malı Nîmet Midir, Yoksa Fitne midir?

Ârifler, dünyayı “Allah’tan gâfil olmaya götüren her şey” olarak târif etmişlerdir. Hak’tan gâfil olansa, güneş karşısında gözlerinin üzerine parmaklarını kapatmış kimseye benzer. O kimse parmaklarını kaldırmadan hiçbir şey göremez, hiçbir hakikatin farkına varamaz. Ancak gaflet parmağını gözünden çekebilenler, ilâhî kudret akışlarına nazar kesilir, ilâhî saltanat ve azameti seyrederek irfân ile dolarlar. 

Allah'a Yaklaştırmayan Herşey Başa Beladır!

Fânî dünya metâını elde etmek için ebedî saâdet mekânı olan âhireti satmak, ne hazin bir aldanış ve ne fecî bir ahmaklıktır.

Peygamberimizin Bizlere Bıraktığı İki Önemli Şey

Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin, Şebnem Dergisi'nin Aralık sayısında yayımlanan makalesini istifadelerinize sunuyoruz.