Özellikle 20. ve 21.yüzyılda İslâm'ı kötülemek, imajını zedelemek için İslâm'ın bilimle ters düşen ve İslâm'ın bilimsel keşiflerin önünü kapayarak toplumun gelişmesine mâni olan bir yapıya sahip olduğunu söylemekteler. Oysa İslâm medeniyeti kucağında yetişen ve modern bilimin de temelini atan Müslüman bilim adamları ve İslâm'ın bilimsel keşiflere açık olan yapısı, bu düşünceyi çürütüyor. Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, bu konuyu bakın nasıl anlatıyor?
Nasıl ki bir meyvenin olgunlaşabilmesi su, Güneş ve toprakla beslenmesi gerekiyorsa insanın da olgunlaşabilmesi için onu besleyecek kaynaklara ihtiyacı vardır. Keza "Fetih" fikrini Sultan Fatih'in zihnine yerleştiren ve fidan halindeki fikri olgunlaştırıp, meyve vermesini sağlayan da onu mânen besleyen hocaları olmuştur.