Edep ve nezâket, kişinin hem aklî seviyesini, hem eğitim düzeyini, hem de gönül dünyasını gösteren âdetâ bir mihenk taşı gibidir. Hatta çoğu zaman insanlık derecesini ele veren bir ölçüdür.
Şanlı mâzîmizin dünyalara değişilmez kıymetteki şeref tablolarını, saâdet asırlarının maddî ve mânevî sahadaki göz kamaştıran inkişaf ve ihtişâmını akla getiriyor. Mübârek ecdâdımızın emsalsiz bir incelik, nezâket, zarâfet ve hassâsiyetle inşâ edip cihan tarihine armağan ettiği fazîletler medeniyetini hatırlatıyor.
Cenâb-ı Hak, Peygamber Efendimiz’e karşı yapılacak en ufak bir hürmetsizliğin bile, önceden yapılmış olan sâlih amelleri boşa çıkaracağı îkâzında bulunmuş; mü’minlere, O’nunla büyük bir edep ve nezâket üzere konuşmalarını emretmiştir.