İnsan yüksek ve yüce bir hayat yaşamak zorundadır. Çünkü ahsen-i takvim üzere yaratılmıştır. Yani aklî, hissî ve rûhî potansiyeli çok kuvvetlidir. Basit bir hayat yaşamak, “insan fıtratı içinde hayvana dönüşmek” Âdem’in evlâtlarına göre değildir... Yazar İdris Arpat'ın Altınoluk Dergisi'nde bu ay yayınlanan yazısını sizlerle paylaşıyoruz.
Günümüzde dünyevî tahsile gösterilen ehemmiyet, dînî tahsil için gösterilmiyor. Hâlbuki Efendimiz (s.a.v.) 23 sene boyunca İslâm kültürünü ashâbına tahsil ettirdi. Dolayısıyla evlâtları bir yaz tatilinde, kısa bir süreliğine câmiye veya kursa göndermekle onların dînî tahsillerinin ikmâl olduğunu düşünmek, dînî tahsili hafife almaktır.
Âyet-i kerîmedeki “Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” ifadesinin mânâsını bazı kimseler; sadece zâhirî ve dünyevî ilimleri bilmekten ibaret zannediyorlar. Hâlbuki Rabbimiz’in emri; hikmeti bilmek, ibret almak, tefekkürde derinleşmek ve ilâhî azamet karşısında ürperen rakik bir kalbe sahip olmaktır.
İmam-Hatipler çocuklarımıza din ağırlıklı genel lise tahsili vermektedirler. Burada Allah’ın emirlerini öğrenip hayatını ona göre tanzim eden, Allah’tan korkmayı hayat felsefesi haline getiren bu insanlardan ülkemize ancak faide gelir.