Mümin bir fert, mümin bir cemaat, mümin bir kabile ve mümin bir kavim olduğumuzu söyleye söyleye, bu ilâhî emir karşısında durduğumuz saf, müminlerin safı mıdır? Yoksa kâfirlerin, münafıkların ve yoldan çıkmış ehl-i kitabın safı mıdır?
Dr. Adem Ergül, Elmalılı Hamdi Yazır'ın tefsirinden hareketle "Allah'ın insanı zikrettiği 10 yeri" anlatıyor.
"Alim" kimdir? Nasıl bir yapıya sahip olmalıdır? Alim yetiştiren hoca sadece bilgi veren değildir. Onu hem maddi hem manevi anlamda doldurandır. Yrd. Doç. Dr. Adem Ergül ders verici kıssalar ile konuyu anlatıyor...
Büyük ruhlar büyük düşünür. Başkasının izzet-i nefsi rencide olmasın diye kendi nefsini hizmete tahsis etmek, kimbilir Rabbin katında ne izzetlerin müsebbibi olacaktır.
Bilgi, hikmet ve irfân pınarlarından testisini doldurmayan, gönlünü “şerh-i sadr” nimetine eriştirmeyen, Allah yolunda infak niyetiyle harıl harıl çalışıp da helâlinden bol rızka nail olmanın yollarını aramayan kimseler, verme nimetine nasıl mazhar olabilirler ki?
Gönüllü olmak, gönülden iş yapmaktır. Gönüldeki niyetlerle, yapılan işlerin görünen yüzü farklılaşırsa, ortaya ikiyüzlü kimselerin ürünleri çıkar ki, bu harekete gönüllülük demek, kelimeye büyük bir zulüm olacaktır.
Gerçek gönüllülük/hasbîlik, karşılığını ancak Allah’tan beklemek suretiyle başkalarının ihtiyaçları adına onlara hizmet sunabilmektir.
Kâinât kitabının hikmet dolu sayfalarını okuya okuya yolculuk yapanlar, hem yol alırlar hem de bilgi ve irfan pınarlarından kana kana içerek özlerini doyururlar.
İnsan özünü geliştiren ve mânevî yolculuğu kolaylaştıran pozitif enerji kaynağı hikmetli kelamlardır.
Menâkıp kitaplarımızda bir nazarla halden hale giren nice gönül erlerinin hayat hikâyeleri mevcuttur. Saf ve samimi gönüllerden taşıp gelen nazarlardan zaman zaman diğer yaratıklar bile hisse almışlardır.