Dostlukların kıymetinin zor anlaşıldığı, çoğu zaman vefanın unutulduğu şu demlerde, örnek olacak küçük bir kuşla dev cüsseli bir adamın dostluğunun hikâyesi.
Hakiki muhabbet ve dostluğun, dosttan gelen eza ve cefayı dahi hoş karşılamakla, ona rıza ve teslimiyet göstermekle ancak mümkün olabileceğini anlatan hikaye.
Allâh Teâlâ, din kardeşlerinin, birbirini yıkayan iki el gibi olmalarını arzu buyurmaktadır. Allâh için hakîkî dostluk, bedenleri ayrı olan iki varlığın bir kalbde yaşamasıdır. Din kardeşliğinin mes’ûliyetini, hassas ve fedâkârâne bir hizmetle îfâ gayretinde bulunanların ömrü, fânî hayatlarından sonra da devâm eder.
Dostluk, müştereklikten kaynaklanır. Gerçek dostluk, ayrı bedenlerin âdeta bir kalple yaşamasıdır.
Bitlis'te 20 gün arayla gerçekleşen hadiseler sonucu tekerlekli sandalyeye mahkum olan çocukluk arkadaşları, 17 yıllık örnek dostluk hikayeleriyle takdir topluyor.