Dînî tahsilde, modernist ve müsteşriklerden ithal edilen din anlayışı nedir? Dini eğitim konusunda nelere dikkat etmeliyiz?
“Cami Çocuk Buluşması” kapsamında Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde çocuklarla bir araya gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Çocuklarımız Allah, Peygamber, Kur'an-ı Kerim ve vatan sevgisiyle yetişsin istiyoruz” dedi.
Osman Nûri Topbaş Hodaefendi, çocuklarımızı zamanın fitneleri olan; internet, televizyon, moda vb. zaralı mecralardan nasıl koruyabileceğimizi kısaca anlatıyor.
İç savaş nedeniyle Suriye'den 3 yıl önce Türkiye'ye gelen İmran ve Rima el Hüseyni çifti, vefa borçlarını çocuklara çok düşük ücretle Kur'an ve din eğitimi vererek ödemekten mutluluk duyuyor.
İstanbul'da 7 farklı bölgede, 8-13 yaş arasındaki çocuklara eğlendirirken dini eğitimi veren yaz okulu açıldı.
İlim, hizmet ve dâvâ adamına yaraşan, müstağni durana değil gönül verip koşup gelene nimet gözüyle bakmak ve onunla yol yürümektir. Refikinin yaşı, istidadı, sosyal statüsü değil yüreği hesaba katılmalıdır.
Diyanet İşleri Başkanlığı, yaklaşık 100 ülkeden gelen binlerce öğrenciye ilahiyat, imam hatip ve Kur'an eğitimi veriyor.
Dinî bilgilerin tebliğ ve öğretilmesinde bazı prensiplere riayet edilmesi, bir bakıma dinin esas muhtevası kadar önemli sayılmıştır, insanlar için bir şifa ve rahmet olduğu (Yunus, 10/57; îsrâ, 17/82;-Fussilet, 41/44) bildirilen bilgi, kaide ve değerler, anca bu esprinin ilham ettiği yollarla benimsetilmelidir.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 1976'dan itibaren kayıtları tutulan hafızların sayısı 121 bin 270 oldu.
İslam'a zarar veren alimleri kötülerken, genelleme yapmayalım, iyileri de aynı kazana atmayalım ki halkın ilim adamlarına karşı güveni sarsılmasın. Dikkat edelim, yanlışı tesbit çok kolaydır. Doğruyu tesbit çok zordur. Kendini yetiştirerek ümmete birer yıldız gibi yol gösteren alimler de vardır. Üstelik onlara çok da ihtiyacımız vardır.