Derviş nedir, kime denir? Nasıl derviş olunur? İşte derviş olabilmenin şartları...
İdeal Müslüman yorgunluğunu başka bir meşguliyetle gideren, tembelliği lügatinden söküp atan, fitne üretmesi için şeytana fırsat vermeyen Müslümandır. İdeal Müslüman rızayı ilahi gayesiyle, konuşan değil, koşturan Müslümandır. İdeal Müslüman gayeleri ve uhrevi hesapları gereği meşguliyetinden haramla iştigale takat ve vakit bulamayan Müslümandır.
İslam ölçü dini. Ölçüyü Allah koyuyor ve onun korunmasını istiyor. Israrla “Ölçüyü aşmayın” diye tembih ediyor. (Rahman, 7-8) Eşya ile ilişkinizde de ölçüyü aşmayın, insanlarla, toplumla, diğer canlılarla ilişkinizde de...
Mânevî olgunluk yolunda mesâfe alabilmek; sadece kitap okumak veya sohbet dinlemekle değil, okuyup dinlediklerinden kendine âdeta bir reçete çıkarıp onun gerektirdiği istikâmette yaşamak ve Allah yolunda hizmet etmekle mümkündür. Tasavvufî seyr u sülûk, kāl/söz değil, hâldir. Allah dostlarının ahlâk ve hâllerinden nasip alabilmektir. Lâfızda takılıp kalanlar ve işi fesahat ve belâğat dolu sözlerden ibâret sayanlar, aldanmışlardır.
Altınoluk Dergisi 357. sayısında "Dervişlik Olaydı Taç ile Hırka" kapağıyla dervişliği işliyor. Davranışlarımızda neye öncelik tanıyoruz? Nefsimize mi Allah rızasına mı? Dervişlik taç ile hırkadan ibaret olamayacağının altı çiziliyor ve dervişliğin bundan öte bir şey olduğu anlatılıyor.
Şeyh Sâdî buyurur: “Bir insanda bir kalıp, kıyafet görüyorsun. Adamlık, o kalıpla değildir. İnsanlık, âlicenaplıkladır. Sûret yeterli değil, asıl sîret lâzımdır. İnsan, fazîlet ve olgunluk sahibi olmalıdır. Fazîletli ve olgun olmadıktan sonra, kırmızı mavi boyalarla duvarlara yapılan sûretlere de adam demek îcâb eder. Bir insanda fazîlet ve hüner, kerem ve ihsan olmadıktan sonra, o adamla duvarlardaki resimler arasında ne fark vardır?”