Gençlerin “delikanlı” tabiriyle ifade edilen, bitmek tükenmek bilmeyen enerjilerini doğru kanalize edip uygun mecrâda sarf etmesini sağlamak için, “zekâ türleri, ilgi alanları ve kabiliyetlerine göre” yönlendirmenin önemini benzeri pek çok hâdisede görmek mümkün.
Fârûk-ı Âzam, ekâbir-i ashâb ile birlikte idi. Güzel esvablı temiz bir genç yine onun gibi güzel iki delikanlı tarafından tutulmuş olduğu halde- huzûr-ı hilâfetpenâhîlerine dâhil olarak pîşgâh-ı emîrü’l-mü’minînde durdular. Hazret-i Fârûk, evvelâ iki gence sonra diğerine atf-ı nazarla tetkik buyurdu.
Tebessüm etmek sadakadır. Günlük hayatımızda yüzümüzde tebessüm, dilimizde tatlılık olsun.
Kemaleddin Altıntaş Hocaefendi ile Altınoluk Dergisinde yapılan röportajın ikinci bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. Kemaleddin Hocaefendi manevi eğitim yolculuğunu anlatıyor.
Genç Dergi, 116. sayısında "Kalbimle Oynama!" dosyasıyla; sömürülen ilişkilere, insanların birbirlerini kandırmasına; ümit vermesine değiniyor.
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi herkesin verilen nimetlerden hesaba çekileceğinden ve sabrın çeşitlerinden bahsediyor...