İslâm davetçilerinin, her seviyede üzerine düşeni yapması, Allah’a karşı mesûliyetleri gereğidir. Muhatabın, bu tavsiye ve uyarıları dikkate almayabileceği kanaati oluşsa bile, bu tebliği yapmak, en azından yapanı sorumluluktan kurtaracaktır. Sonucu yaratmak Allah’ın elindedir. Kula düşen vazifesini yapmaktır.
Hicretin 4. yılında Adel ve Kare kabilesinden bir heyet Rasûlullah (sav)'a gelerek kendilerinin Müslüman olduklarını belirtmişlerdir. Ardından “Ya Rasûlullah! İslam, kabilemiz içinde yayılmaya başladı. Ashabından bazılarını bizimle birlikte gönder de, onlar bize dini iyice anlatsınlar, Kur'an okutsunlar ve İslam'ı öğretsinler" diye istekte bulunmuşlardır.