Yüreğinde dâvâsını dert edinen her dâvâ adamı, her fırsatı kendi ideali uğrunda değerlendirmesini bilir. Mazeret aranırsa, insan nefsi sayısız gerekçeler üretebilecek fıtratta yaratılmıştır. Önemli olan gönülde mazeretin olmamasıdır.
Yetiştiren ilgi, nitelikli ve devamlı olan ilgidir. Allah’ın bir kulunu -kişisel bir hesap uğruna değil de dâvâ ve o kul adına- sırf Allah rızası için gündemine almak, koca bir yürek ister. Hesâbî değil hasbî bir dâvâ ufuk ister. Gökkubbenin altında böyleleri nadirdir. Bunlar, insan fidelerini çınarlaştıran usta bahçivanlardır. Bunların eline düşmek, büyük bir nasiptir.