Şeytanı musallat eden ve kahredip uzaklaştıran şey nedir?
Güzel bir ahlâk olan hayâ, özellikle günaha düşen kullarda, insanlardan özellikle dostlarından uzaklaşma hissiyatı verir. Böyle durumlarda onu yeniden kazanmak için hassas davranmalı, suçunu iki de bir yüzüne vurarak şahsiyetini ezmemelidir. Zira ezilen şahsiyeti yeniden diriltmek kolay değildir.
Bir insan bize bir şey ikram ettiğinde, ona teşekkür eder, gücümüz nisbetinde biz de ona ikramda bulunmaya çalışırız. Cenâb-ı Hak, “Hâdî” sıfatını bizim üzerimizde tecellî ettirerek bizlere en büyük nîmet olan îmânı ihsân etmiştir. Bu yüzden en başta îman nîmetini bahşeden Rabbimize sonsuz bir şükür borcumuz vardır.
Peygamber ahlâkıyla yoğrulan sâlih mü’minler de, kalb-i selîme ulaşmış yüksek şahsiyetler oldukları için her hâllerinde Hazret-i Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in izini tâkip ederler.
Nefs ölür mü?
Her güzel şeyin sahtesinin olduğunu unutmayalım. Nasıl ki nice naspisiz insan peygamberlik iddiasında bulunmuş ise aynen bunun gibi bazıları da insanları batıl sözleri ile saptırma yolunda olacaktır. Maalesef günümüzde insanları gördüğü rüyalar ile kandırmaya çalışan, Peygamber Efendimizi (s.a.v.) gördüğünü iddia ederek yaptığı yanlış hatta haram işlere kılıf uyduran, sahtekarların sayısı giderek artmaktadır. Ama bizler sahtesi var diye de gerçek marifet erbabından ve onların hikmetli sözlerinden mahrum kalmayalım.