Cennet, âhiret nimetlerinin yurdudur. Kendisini yaratan ve türlü nimetler lutfeden Rabbine itaat eden insanların mükâfat görecekleri yerdir.
Enes İbni Mâlik radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinlediğini söylemiştir: “Allah Teâlâ buyuruyor ki: “Kulumu, iki gözünü kör etmekle imtihan ettiğim zaman sabrederse, gözlerine karşılık olarak cenneti veririm.” [1]
İnsan zamanla herşeyi satın alırda, dünyanın tüm servetlerine de sahip olsa zamanı geri alamaz. İnsan ömrü denen zaman da o kadar kısadır ki hiçbir şey anlamadan gelir geçer. Peki müslümanın bu kısa dünya hayatını nasıl görmeli ve nasıl değerlendirmelidir. Her anı çok kıymetli olan bu zamanlar hayırlı işlere layık değil midir? Ahiretimizin tarlası olan dünyaya Allah'ı (cc) razı edecek salih ameller ekip hasatı ahirette almak akıllıca değil midir?
Ümmü’d-Derdâ radıyallahu anhâ, meşhur sahâbî Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh künyesi ile tanınan Uveymir ibni Mâlik’in âilesi…
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, tasavvufun tarifini ve tasavvuf ile bağdaşmayan söz ve davranışları anlatıyor...
Kalplerdeki takvâ duygusunun kimde daha yüksek olduğunu, dolayısıyla kimin daha hayırlı olduğunu ancak Allah Teâlâ bilir. Bunun içindir ki Rabbimiz, âyet-i kerîmede şu îkazda bulunur: “Ey mü’minler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha hayırlıdır…” (el-Hucurât, 11)