“-Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi âhiret için çalışınız!” düstûru, mü’minlerin zihnindeki yolları açan temel bir işaret levhası gibidir. Çünkü bize, dünya ve âhiretin birbirinden ayrı olarak mâmur edilebilecek mekânlar olmadığını hatırlatır. Aksine, varoluşumuzun hakikatinde “Dünya, âhiretin tarlasıdır.” ve ikisi, birbirini var ederek tamamlar. Var olduğumuz şu dünyada, gerçeğimiz olan amellerimizin yansımasıdır, âhiret...
Maddî mânevî yükselmek çok çalışmakla olur. İnsan çalışması kadar derece kazanır, böylece Allâh’a kulluk vazifesi de her türlü çalışmada kendini gösterir.
Şanlıurfa'nın Harran ilçesinde geçici barınma merkezinde kalan ve Türkiye'de marangozluğu öğrenen Suriyeli kadınlar, büyük kalasları büyük ustalıkla ve emekle işleyerek, anaokuluna başlayacak çocuklara hediye edilecek ahşap oyuncaklara dönüştürüyor.
İnfâk eden kimse, infâkı alan kimseye karşı derin bir teşekkür hissiyâtı içinde olmalıdır. Zira bu sâyede kendisi mes’ûliyetten kurtulup, niyeti ölçüsünde büyük bir ecre nâil olmaktadır.
Müslüman, işimi nasıl çabuk bitirsem de başıboş kalsam diye bakmaz. Zaten bu onu rahatsız eder. Bedeni dursa da ruhu duramaz, yerinde kıpır kıpırdır. Müslüman ibadetten ibadete, çalışmaktan çalışmaya koşar.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Davud aleyhisselâm ancak elinin emeğiyle kazandığını yerdi.” (Buhârî, Büyû’ 15)
Gazze Şeridi'nin güneyinde yaşayan doğuştan kolları olmayan Abdurrahim Ebu Hışan, hayata ayak parmaklarıyla tutunmaya çalışıyor.
Olumsuz hâdise ve kişilere takılmak, çoğu zaman bizi hedeften alıkoyan ve hizmetimizden mahrum bırakan acı sonuçlara sebep olur. Bu itibarla eskilerin ifadesiyle “çalıyı dolaşmak” yolu uzatsa da gâyeye engel değildir.
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda iki ayağını kaybeden Filistinli Neccar, yaşama azmini ve çevresine faydalı birey olma isteğini aradan geçen zorlu 8 yıla rağmen hala canlı tutuyor.
İrâde güçlü olursa, hiçbir engel mâzeret teşkil edemez. Âdetâ bütün sebepler, irâde sahibinin emrine girer. Yol açılır ve hedefe bir şekilde erişilir. Böyle bir yolculuktan geçen kaynak bir eserin yazılış hikayesi...