Ahirete hazırlık nasıl yapılır? “Her canlı ölümü tadacaktır” ayetini nasıl anlamalıyız? Ölüm nasıl güzelleşir? Müslümanın kendisine sorması gereken sorular nelerdir? İşte Ahiret yolculuğunun durakları...
İnsanlık tarihi boyunca bu ilâhî hakîkatlere sırt dönenler, ölüm ve ötesiyle ilgili sayısız hurâfelere inanarak türlü sapıklıklara sürüklenmekten kurtulamamışlardır. Zira akıllar üstü bir mevzû olan ölüm ve ötesini, cılız idrak mîzanlarıyla ölçebilmek mümkün değildir.
Rabbimizin yüce katından, dünyamıza inen her bir haber, Kur’ân-ı Kerim’in ifadesiyle “BÜYÜK HABER”dir. İnsanların zihin dünyalarında dalgalar oluşturur. Önce, şaşkınlık, sonra hayret, sonra düşünme, sonra, sonra, sonra… Ne yapmalı? Kabul mü etmeli? Yalanlamalı mı? Görmezden mi gelmeli? Bu mesajı getireni ortadan mı kaldırmalı? Köstek mi olmalı, yoksa destek mi vermeli?
Bizleri ilk başta, örneksiz ve tek bir hücremiz bile yokken var eden Allâh’ın gücü, biz ölüp gittikten, çürüyüp toz olduktan sonra da yaratmaya yeter. Gâfil insan ise hem dirilişi inkâr ediyor, hem de Allâh’ın yaratmasını...
İnsan, hakka ve hakîkate mütemâyil olarak yaratılması sebebiyle, meçhûle rızâ göstermez. Dâimâ hakîkati merak edip araştırarak mâlûmun peşinde koşar. Zira bilmediği ve bilemeyeceği şeyler onu rûhen muzdarip kılar.