bilmek

Sohbetteki Muhabbet ve Tevazu

Manevi sohbet eden kişide, benlik ve iddiâ, yerini muhabbet ve tevâzûya terk etmelidir. Zira tevâzû, sözü müessir kılan bir özelliktir.

Allah'ı Bilenlerin 3 Özelliği

Âyet-i kerîmedeki “Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” ifadesinin mânâsını bazı kimseler; sadece zâhirî ve dünyevî ilimleri bilmekten ibaret zannediyorlar. Hâlbuki Rabbimiz’in emri; hikmeti bilmek, ibret almak, tefekkürde derinleşmek ve ilâhî azamet karşısında ürperen rakik bir kalbe sahip olmaktır.

Bilenle Bilmeyenler Kimlerdir?

İlim, insanda yaratılıştan gelen tecessüs, yâni öğrenme meylini tatmin eden ulvî bir faâliyettir. İnsanlık haysiyetinin zirvesini teşkil eden ilim; mü’mini, Cenâb-ı Hakk’ı yakından tanımaya ve O’nu ibâdetlerle tekrîm etmenin kemâline ulaştırır.

Üçüncüsü Olma!

Ya öğrenen ol, ya öğreten ama üçüncüsü olma!

Neden Az Gülüp Çok Ağlamalıyız?

Allah Teâlâ Tevbe sûresi’nin 41. âyetinde “Az gülsün çok ağlasınlar!” buyurmaktadır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Benim bildiklerimi bilseydiniz, mutlaka az güler, çok ağlardınız.” buyurmaktadır. Neden az gülüp, çok ağlamalıyız?..

Bilmediğini Söyleyebilmenin Fazîleti

Gerçek âlimler, bilmediklerinin daha çok olduğu anlayışıyla, son nefese kadar bir yönüyle talebe olmanın ihtiyacını hissederler. Bilmedikleri bir mesele karşısında, gururlanmadan, tevâzuya bürünerek “bilmiyorum” diyebilme cesaretini ve kemâlini gösterirler. 

Yoksulların Gözyaşları Bize Neler Anlatır?

Şeyh Sâdî-i Şîrâzî, bir mü’minin sahip olması gereken kalbî derinlik ve inceliği bir hikâye ile anlatıyor.

Kimin Tarafındayız?

Mühim olan hangi tarafta olduğumuz? Bu dünyadaki amellerimiz tartılırken “yemîn ashâbı”ndan mı, “şimâl ashâbı”ndan mı? Yani kitabımız sağ tarafımızdan ve önümüzden mi verilecek; arkamızdan ve solumuzdan mı? İşte asıl soru bu…

Kitap Sevdalıları

İlmin vâsıtası olarak kitap, her dönemde müdekkik nazarlarda kıymetini korumuştur. İlimden bir mesele öğrenmek için aylarca yol yürümeyi göze alan ilim sevdalıları gibi kitap sevdalıları da olagelmiştir. Bir koleksiyon için değil de ilim için göze alınan her türlü fedakârlığa saygı duyulur.

En Yüce Bilgi

Âlimlerimiz, ilmin şerefini konusuna göre değerlendirmişlerdir: “En şerefli bilgi “Mârifetullah” yâni “Allah’ı tanıma” bilgisidir.” Hatta yaratılışımızın en önemli gâyesi olarak da mârifetullahı görmüşlerdir. Zira kulluğun keyfiyet ve mertebesi, ancak mârifetullah ile gerçekleşebilecektir.