İslâm dininde Ramazan ve Kurban olmak üzere iki bayram vardır. Arapça’da îdü’l-fıtr ve îdü’l-adhâ şeklinde adlandırılan her iki bayram da hicretin 2. yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır.
Hz. Peygamber, Ramazan bayramlarında musallâya çıkmadan önce hurma yeme âdeti bir sünnet telakki edilmiş ve bu telakki bayramda tatlı ikramı geleneğini doğurmuş. Bayramların kalabalıkla ve büyük bir coşku içinde kutlanmasını arzu ettiğini öğrendiğimiz Peygamber Efendimiz, bayram kutlamalarında silâhlarla yapılan folklorik gösterilere dahi izin verirdi.
Osmanlı padişahlarının bayram namazlarını kılmak için saraydan camiye gidiş ve dönüşleri sırasında yapılan merasime bayram alayı denirdi.
İstanbul Müftülüğü, Ramazan Bayramı namazını Sultanahmet Camisi'nde kılmak için İstanbullulara çağrıda bulundu. Açıklamada, "Kardeşlik, dayanışma ve bayramlaşma için bir araya gelinerek kılınacak bayram namazına, herkes seccadesiyle davetli" ifadelerine yer verildi.
İstanbul Müftülüğü ve TDV İstanbul Şubesi ortak yayını olan Din ve Hayat Dergisi’nin 28. Sayısı “Sıla-i Rahim” dosya konusu ile yayınlandı.