Bazı akademisyenlerin Türk milletine yönelik küçümseyici ifadeleri gündemdeyken, Batılı seyyahların ve tarihçilerin asırlar önce kayda geçirdiği şahitlikler, bu toprakların yüksek ahlâkını ve faziletini yeniden hatırlatıyor.
Hristiyan âlemi ile muhârip bir durumdaki Osmanlı Devleti hakkında Batılılar, bugün de olduğu gibi hemen her safhada müşterek bir husûmet hâlinde idi.
Osmanlılar, tevâzû ve mahviyetleri kadar ağırbaşlılık, ciddiyet ve vakarları ile de tebârüz etmişlerdir. Bu güzel hâlin neticesi olarak da kahkahalarla gülmek, hafiflik telâkkî edilmiş; mütebessim olmak, bir tabiat-i asliye hâline gelmiştir.