Tasavvufta nefsi terbiye edip rûhu inkişâf ettirme yoluna girebilmenin en mühim üç düsturu yemek, uyumak ve konuşmaktır. Lokman aleyhisselâm’ın nefsi terbiye etmenin 3 kuralı...
Peygamber Efendimiz’in dünyaya ve dünyalıklara bakışını, ashâbını ve ümmetini bu yönde nasıl eğittiğini hadis-i şerifleri okudukça daha net görürüz. Efendimiz "Sade yaşamak imandandır; sâde hayat sürmek imandandır." sözleri ile bize nasıl bir hayat yaşamamız gerektiğini de söylüyor.
Ebû Kerîme Mikdâd İbni Ma’dîkerib radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Hiçbir kişi, midesinden daha tehlikeli bir kap doldurmamıştır. Oysa insana kendini ayakta tutacak bir kaç lokma yeter. Şayet mutlaka çok yiyecekse, midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğe, üçte birini de nefesine ayırmalıdır.”[1]
Sahabe ve tabiûn ölmeyecek kadar yemek yerlerdi. Müminler ise zaruret miktarınca yemek yer; kafirler ise şehvetle yemeğini yer. Peki, oruçla birlikte aç kalmak insanı manevi olarak nasıl gıdalandırır hiç düşündünüz mü?
Ebû’l-Hasan Harakānî Hazretleri ibadette huşuyu arttırmanın iki yolunu anlatıyor.
Kalori tüketiminin azaltılması sonucunda yaşlanma sürecinin yavaşladığı keşfedildi. Az kalori alınmasıyla birlikte hücrede protein üretiminin azaldığı ve yenilenmeye imkan sağlandığı belirtildi.
Eşrefoğlu Rûmi Hazretleri, bir şiirinde çok yiyenler ile az yiyenlerin kıyasını yapıyor. Çok yemenin kişiye zararlarını sıralayan Eşrefoğlu Rûmi Hazretleri, az yemenin faydalarını ve etkilerini de kısa ve öz olarak bizlere iletiyor.
Beslenme konusunda yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Zeki Çıkman ile Beslenme Disiplini Üzerine...
Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri buyurur: “Açlık, bulut gibidir. Kişi az yemeye riâyet edince, kalbi hikmet yağmurları yağdırmaya başlar.”[1]