Dünyevî mahrûmiyetler, muayyen bir süre içindir. Îmandan nasipsizlik ise, ebedî bir mahrumiyet sebebidir ki, asıl acınacak dert de budur.
Sahabe şuuru, İslam davasında her an hazır kıta olmaktır. "Ey Sahabi!" dendiği vakit "Emret Ya Resulallah" diyerek cevap vermektir. Bu minvalde her müminin kazanması gereken bir idrak ve dava bilinci olmasının yanında, İslam'a olan hassasiyetleri ile en üst seviyede bir takva hayatının göstergesidir.
Hayat, beşikle tabut arasındaki mesafeye sığmayacak kadar ulvî bir hakîkattir. İnsanların idraklerinde zuhûr eden “Hayat nedir?” suâline, sadece toprağın rutubeti ve mezar taşlarının katılığı cevap olarak yükselecekse, böyle bir hayattan daha acı ne olabilir?
İnsanoğlu dünyada her şeyin fâni olduğunu, kendisinin de fâni bir varlık olduğunu hiçbir zaman unutmamalı.