Mahmud Sâmi Ramazanoğlu Hazretleri'nin, Altınoluk Dergisi'nde yayımlanan yazısı "dostluk" konusuna değiniyor
Tasavvufi terbiyeyi Müslümanın gönül kıvamı için hayati önemde gören ve bu anlamda bir misyonu olan Altınoluk Dergisi bu ay dosya konusu olarak Kutlu Doğum mevsiminde gönüllerimizi yoklama çağrısı yapıyor: "Gönül Bağımız Kopmasın".
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Altınoluk Dergisi'nin Mart sayısında yayımlanan makalesinin son bölümünde "kibir" konusuna değindi. Yazıda, Kur'an-ı Kerim'de kibirlendikleri için cehenneme atılacağı zikredilen Karun, Ebrehe gibi kimseleri örnek gösteriyor.
"Müslümanım" demek ebedî kurtuluş için yeterli mi? Süleyman Derin Altınoluk Dergisi'nin bu ayki sayısında Müslümanların dertleriyle dertlenmenin önemine değindi.
Altınoluk Dergisi, Mart sayısında kapak dosyası olarak Çanakkale'yi işliyor. "Çanakkale'den Çağımıza Ruh Nakli" başlığıyla verilen "Mahşerde Cuma Namazı" fotoğrafı 100 yıl içinde Çanakkale’nin unutulmamasının ardındaki sırrı bize işaret ediyor.
Sevmek fiili, yüzyıllardır tarif edilmeye çalışılan bir olgu. Altınoluk Dergisi'nden Melike Şahin İslam'a göre sevginin nasıl olması gerektiğini yazdı.
Günümüzde; global dünya, vicdanları kirletmeye devam ediyor. İhtirasları körüklüyor. Dünyada kan dökülen beldelere bakıldığında görülüyor ki, perde arkasında; petrol kavgası, menfaat çekişmesi var. Varil varil petrol elde etmek için, oluk oluk mazlum kanı dökülmekte.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Altınoluk Dergisi'nin Şubat sayısında Bâyezîd-i Bistamî -rahmetullahi aleyh-'in hikmetli sözlerinden birkaçını şerh etti. Hocaefendi yazı içerisinde birde Hâlid-i Bağdadî Hazretlerinin kardeşine yazdığı mektubun bir bölümüne yer verdi.
Ahmet Taşgetiren, Altınoluk Dergisi'nin Ocak sayısında, yakın zamanda Hakk'a yürüyen Fahreddin Tivnikli'yi yazdı. Kendisi için "Dostumdu, kardeşimdi" diyen Taşgetiren, Tivnikli için "Bir Hicri 15'inci asır Müslüman'ı" ifadesini kullandı.
2014ʼün Kasım ayında İstanbulʼda ilki düzenlenen, "Latin Amerika Müslüman Dînî Liderler Zirvesi"nde nakledilen şu hâdiseler, hepimize mesʼûliyetimizin azametini bir kez daha hatırlatan birer ibret levhası mâhiyetindedir.