Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretlerinin Dualar ve Zikirler kitabından en güzel yemek duası...
Hz. Ali (ra)’ın şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: Allah’a karşı en azından hiç olmazsa şu husûsa dikkat ediniz: O’nun nimetini O’na isyâna âlet etmeyiniz. Bir nimete kavuştuğumuzda o nimete şükretmeyi ihmal etmeyelim ki; o nimetten mahrum kalmayım.
Bir şey yediği ya da bir şey içtiği zaman Allah’a hamdetmek, kulun o nimeti kendisine verene teşekkür etmesi demektir.
Allah'ın, insanlara duâları berekâtıyla yardımda bulunduğu ve rızık bahşettiği kimseler...
“Müslümanların bir kısmı mümin olarak sabahladığı gibi bir kısmı da kâfir olarak sabahlamıştır.” Hadis-i şerifi nasıl anlaşılmalıdır?
Mü’min, güç ve kudretin ancak Allah’tan olduğuna inanarak, hizmetlerdeki başarısından dolayı nefsine bir pay çıkarmamalıdır. Hattâ Cenâb-ı Hak kendisini böyle bir hizmetin gerçekleşmesine vesîle kıldığı için, O’na karşı şükrünü artırmalıdır.
İslâm dîni cemiyet nizâmını mânevî ve maddî olmak üzere iki temel üzerine kurmuştur. Müslümanın namazı, evrâd ve ezkârı cemiyetin mânevî hayatını tanzim ederken, Müslüman olan zenginlerin verdikleri zekât ve malî ibadet de maddî nizamı tesis etmektedir.
Prof. Dr. Ömer Çelik, Fatiha Suresi’nin 1. ve 2. ayetlerinin tefsirini yapıyor.
Şeyh Sâdî buyurur: “Ey Âdemoğlu! Bazen nîmet içinde mağrur ve gâfil; bazen yoksulluk içinde ümitsiz ve mahzunsun... İşte neşeli ve kederli zamanındaki hâlin budur. Bilmem ki Rabbine (hamd, şükür ve rızâ hâlinde) kulluğu ne zaman edeceksin?!..”
Gazze Şeridi'nin güneyinde yaşayan doğuştan kolları olmayan Abdurrahim Ebu Hışan, hayata ayak parmaklarıyla tutunmaya çalışıyor.