Kur’an-ı Kerim’de Allah nasıl anlatılır? Kur’an’da Allah kısaca...
Kur’an-ı Kerim, Rabbimizin hangi isminden, hangi vasfından bahsetmez ki? İşte Kur'ân'da marifetullah sırrı...
Cenâb-ı Vâcibü'l-Vücud'un milyarlarca kulu olduğuna göre, her kuluna tecellisi ayrıdır, milyarlarca kimsenin bu bakımdan bilgi ve imanları müsavi değildir, aynı gibidir fakat ayrıdır. Bu, ilm-i ilâhîde daimi olarak değişir. Hakk'ın dün bahşetmediği ilme bugün vâkıf olur, yarın ise başka bir ilimle doyuruluruz. Hülâsa kalemlerin, mikroskopların, teleskopların, bütün zahiri ilimlerin, künhüne vâkıf olamadıkları nihâyetsizlik ilmi...
İbrâhim Hakkı Erzurûmî -kuddise sirruh- hazretleri buyurur ki: "Ârifin, mevlâsı ile arası iyi olduğu için halk ile de arası iyidir. Ârif cismini ve canını mevlâsına adamış, herşeyini ona verip kendisi aradan çıkmıştır. Bu sûretle Allah’a yakınlık mertebesine ermiş ve rahata kavuşmuştur. Ârifin kalbine mârifet nuru indiği için onda dünyaya âit hiçbir arzu kalmamıştır."
"Ârif kişi, kalbini dünyalıktan ve insanlardan temizlediği zaman sanki maddî varlığı ortadan kalkar. Bedenî menfaat endişelerini hissedebilecek duygusu ortadan kalkar. Âfet ve musîbetler vukuunda kendisinin içinde hiç bir değişiklik meydana gelmez. O esnada kendisinin varlığı ile yokluğu birdir, aynıdır. Kendiliğinden asla bir şey temenni etmez, istekte bulunmaz."
Allah Teâlâ buyurur: “-Bütün bu ibâdetler senin içindir. Namaz kıldın, sana bürhandır. Oruç tuttun, sana cehennemden siperdir. Sadaka gölge, zekât ise nûrdur. Bunların hepsi sana; benim için ne yaptın?”
Dr. Murat Kaya, Peygamber Efendimiz -selallahu aleyhi vesellem-'e "Cennette Allah'ı görebilecek miyiz?"diye soran sahabe-i kirama Efendimiz'in cevabını anlatıyor.