Kişilik ve karakterin güçlenmesi istenmiyor mu? Oruç bize bunun mükemmel fırsatını sunuyor ve dört mevsimde yaşama biçimi ile insanın bilinmeyen yönlerini aydınlatıyor.
Varlığımızın can suyu olan İstanbul Mayıs ayında erguvanlarla şenlenirken bizlerde uyandırdığı fetih düşüyle gönüllerimize Firdevs’ten diriliş solukları düşüyor. Fethiniz kutlu olsun!
Nasıl da unutuluyor öyle daha dün gibi geçen günler, hafızada bulunan bilgi hazinesi, bir an bakıyorsunuz ki dağılmış gitmiş.
Çarpıtılmış zamanlara ulaştık, dini zemin ayağımızın altından kaydırılmaya çalışılıyor, özenle yaşatmamız gereken biricik kavramın can suyumuz olan “Hak” olduğu ortada değil mi?
Dinin ve dindarlığın sınandığı zamanlara ulaştık. Ülkemizin içinden geçtiği imtihan bir hayli müşkül. Batı düşüncesinin tanımladığı din ile İslam’ın mücadelesi hepimizi farklı bir yol ayırımına getirdi.
Bilgi edinmenin zorluklarını aşabilmek hayli zor. Hayata dair temel kazanımlar farklı biçimlerle insan tarafından öğrenilir. Çocuklukla başlayan bu sürece nihayette yoktur.
Allah’ın nuru iman, ibadet, ahlâk, hukuk, iktisat ve estetik formlarda tecelli eder. Dünya gerçekleri ışığında yorumlanması gereken bu esasları demagojiye yer vermeden uygulamak biricik görevimiz olmalıdır. Dine yaşama alanı verilmek istenmeyen bir dünyada yaşıyor, dar alanların sıkletiyle de bir türlü kabuğumuzu kıramıyoruz.
Zaman akıp gidiyor. Ezelden ebede devam eden bu süreç bütün varlıkların çeşitli imtihanlara tabi tutulmasına da vesile oluyor. Peki insanın imtihanı nedir?
Altınoluk Dergisi, 359 sayısında [Ocak 2016] "sosyal medya"yı kapak konusu yapıyor. "Sosyal medyada biz neyiz? Sosyal medya hayır mı şer mi? Sosyal medyayı nasıl doğru kullanabiliriz?" soruları üzerinden irdelenen konu sosyal medyanın da meşru sınırlar içinde kullanılabileceğini söylemekle birlikte bugün bunun ne kadar mümkün olabildiğini de sorguluyor. 7'den 70'e herkesin cep telefonu ile iletişim dünyasına girmesi, aradaki kontrol mekanizmalarının ortadan kalkmış olması birçok imkanı "hayır"da da "şer"de de kullanabileceğimizi bir kez daha bizlere gösteriyor. Altınoluk bu ay artık hepimizin güncel bir sorunu "sosyal medya" konusu ile okuyucularıyla buluşuyor.
Yine bir Fetih ayına ulaştık. Varlığımızı çepeçevre kuşatan İstanbul’un diri ruhu varlığımıza derin manalar katıyor ve gönendiriyor.