Âlimler, hak ve hakikati tebliğde dik durdukları sürece, devlet için büyük bir nimettirler. Baştakiler, âlimlerin ilmine ve âriflerin irfanına saygılı oldukları sürece sağlam bir zemine basmış olurlar. Âhiret merkezli bir hayat, bu âleme nizam vermede ve istikâmeti muhafazada bir sigorta vazifesi görür.
Yavuz Sultan Selîm Han, yapılan hatâ ve gâfilâne hareketlere karşı son derece celâlli bir pâdişahtı. Ancak bu celâli de, cemâli gibi şerîat dâiresi içinde eriyip yok olmuştu.