Değişimine ayak uydurmak için soluk soluğa kaldığımız çağımızda; gözlerimiz ekranlara yapıştı âdeta... Tv, bilgisayar, cep telefonu, tablet vs. sırayla resmi geçit yapıyor, biz de mecbûrî seyirci… Online oyunlar, whatsapp, instagram, twitler, paylaşımlar, mailler derken, sevdiklerimizin yüzüne, gözlerinin içine bakmaya ne vaktimiz, ne de gözümüzde fer kalıyor!
Türkiye genelinde camilerde okunan cuma hutbesinde, ailenin ve evliliğin önemine işaret edilerek, televizyonda yayınlanan bazı izdivaç programlarının aile mahremiyetini çiğnediği ve büyük tahriplere yol açtığı belirtildi.
Fürey’a binti Mâlik radıyallahu anha, başından geçen bir hâdiseyi Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimize sorarak İslâm’ın bir mes’elesinin ortaya çıkmasına vesîle olan bir hanım sahâbî!…
Evliliklerde gerek sıradan, gerekse sıra dışı problemler için ilâç; “kriz idâresi”ni başarabilmekte... Kriz idaresi için, hayatın değişen şartları karşısında savrulmama, soğukkanlı olarak hâdiselere yaklaşabilme becerisine sahip olmak diyebiliriz. Pireye kızıp yorgan yakmadan, gerçek ve kıymetli olan sabrın, problemin ilk anında gösterildiğini unutmadan, temkin ehli olabilmektir ideal olan…
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, huzurlu bir evlilik ve âile hayatı için gerekli şartları anlatıyor...
Çocuklar, ana-baba elinde birer emânettir. Çocukların saf ve temiz kalbleri bir cevherdir. Temiz bir toprak gibidir. Temiz toprağa ne ekilirse onun meyvesi alınır. Bu yüzden anne ve baba çocuklarının terbiyesinden sorumludur.
İnternetten cep telefonu cihazına kadar elimizdeki bütün iletişim sistemleri ve cihazları, ya şükrünü yapmaya gayret ettiğimiz için nimet babından bizimle bulunan imkânlar olarak kalacaktır ya da ateş olup bizi yakacaktır.
Akıllı kadınla evlenen kimse, her şeye nail olmuştur. Akıllı kadın, kıymet biçilemeyen bir hazinedir. Ona sahib olan, ona karşı merhametli olsun ve nezaketle muamele etsin, aziz tutsun.
Bazı evliler ellerinden geldiği kadar karılarına her şeyi alırlar, mukabilinde sevgi ve minnettarlık beklerler. Halbuki karılarının sevgisi o alınan eşyalara kayar, yani alanı göremez hale gelirler, ihtirasları artar, teşekkür edecekleri halde daha fazlasını isterler...
İnsanın yaratılışıyla başlayan âile hayatı, hiç şüphesiz ebediyet yolculuğumuzda varacağımız neticeyi belirleyecek yegâne aynadır.