Kulun, hüsn-i hâtime ile, yâni îmân ile son nefesini verebilmesi için öncelikle nefsini tezkiye, kalbini tasfiye etmesi, yâni çirkin temâyüllerden temizlenip, yüce hasletlerle müzeyyen hâle gelmesi ve Cenâb-ı Hakk’ın esmâ-i hüsnâsının (güzel isimlerinin) tecellîlerine nâil olması gerekmektedir.
Lokman Hakîm’in şu nasihati çok mühimdir: “Evlâdım! Âhiretin uğruna dünyanı fedâ et, her ikisini de kazanırsın. Fakat sakın ola ki dünyan uğruna âhiretini fedâ etme, her ikisini de kaybedersin.”
En güzel şekilde yaratılıp mükerrem kılınan ve Cenâb-ı Hakk’ın pek çok lûtuflarına mazhar olan insanın bu dünyadaki asıl vazifesi nedir? Ondan ne beklenmektedir? Mes’ûliyetleri nelerdir?
Şeyh Sâdî Hazretleri buyurur: “Akıllı insanlar, mallarını, paralarını öbür dünyaya giderken yanlarında götürürler. Ancak hasislerdir ki, hasretini çekerek burada bırakır giderler.”
Hesap günü için ne hazırladınız?