Hakk’ı gerçek sevenlere, hakîkaten dünya, cennet hâline gelir; çünkü onların gönüllerini Allah sevgisi öyle ihâta eder ki, abes hiç birşey göremezler. Severler, severler, severler gene severler, sevgi sözünden başka her konu onları, sıkar sıkar, huzurlarını alır.
Gönülleri îman ve irfân iklîminde yoğrulmuş olan ecdâdımız, dünyanın fânîliğini hatırlatan kabristanlara, yaprağını dökmediği için âhiretin ebedîliğini temsil eden selvi ağaçları dikmişlerdir.
Zenginlik, Aziz ve Celil olan Allah’ın sevgisine bağlanmak ve bu sevgi ile bütünleşmektir. Fakirlik ise, Allahü Teâlâ’dan uzaklaşmak ve kendini ondan gayrı varlıklarla zengin saymaktır. İki halde de Allah'ın yolunda olmak mümkün...
Bâyezîd Hazretleri’nin hârikulâde hâlleri, daha doğmadan başlamıştı. Annesi ne zaman ağzına şüpheli bir lokma alacak olsa bebek tepinmeye başlar, lokmayı ağzından çıkarıncaya kadar bu hareketi devam ederdi. Bâyezîd-i Bistâmî -rahmetullahi aleyh-’in, Câfer-i Sâdık Hazretleri’nin torunu İmâm Ali Rızâ -rahmetullahi aleyh-’ten istifâde ettiği nakledilmektedir.