Şuarâ Suresi 59. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 59. ayeti ne anlatıyor? Şuarâ Suresi 59. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Şuarâ Suresi 59. Ayetinin Arapçası:

كَذٰلِكَۜ وَاَوْرَثْنَاهَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ

Şuarâ Suresi 59. Ayetinin Meali (Anlamı):

Her şey işte böyle oldu. Sonunda, benzer büyük nimetleri İsrâiloğulları’na bahşettik.

Şuarâ Suresi 59. Ayetinin Tefsiri:

Sihirbazlarla müsâbakadan sonra Hz. Mûsâ’ya hemen Mısır’dan ayrılma emri verilmemiş, epey bir müddet İsrâiloğulları ile birlikte orada kalmıştır. Arada geçen bu süre zarfında meydana gelen hâdiseler A‘râf  sûresi 127-135, Yûnus sûresi 83-89, Mümin sûresi 23-46 ve Zuhruf sûresi 46-56. âyetlerde haber verilir. Ancak kıssa burada hülâsa edilerek hemen Hz. Mûsâ ile Firavun arasındaki mücadelenin son bölümüne geçilir. Hedef, apaçık ayetleri gördükten sonra bile inadında direnen Firavun’un hazin âkıbetiyle, kendisini ilâhî yardımın adım adım takip ettiği Mûsâ (a.s.)’ın nihaî zaferini göstermektir.

Mûsâ (a.s.) ilâhî vahiy istikâmetinde Mısır’ın çeşitli yerlerinde oturmakta olan İsrâiloğullarını yanına alarak seher vakti yola çıktı. Maksat, Firavun peşlerine düşmeden önce onların yetişemeyeceği kadar uzak bir mesafeye varmaktı. Firavun olaydan haberdar olur olmaz umûmî seferberlik ilan etti; bütün şehirlere asker toplamak için münâdîler gönderdi. Zâhiren toplanan askerlere ve tebaasına moral vermek ve onları savaşa kışkırtmak; hakîkatte ise içini saran korkuyu örtmek için birkaç sloganvârî cümle sarfetti. Bir taraftan durumu kurtarmak için çeşitli güçleri harekete geçirirken, öte yandan bir panik havası içinde olmadığını göstermek istiyordu. Ona göre normalde İsrâiloğulları’nın kâle alınacak ve korkulacak bir durumu yoktu. Fakat sebep oldukları tahrik ve Firavun taraftarlarına duydukları kin ve öfke sebebiyle cezalandırılmaları gerekiyordu. Halkın da buna inandırılması lazımdı. Dolayısıyla ilan edilen umûmî seferberliğin hedefi, sadece gelecekte ortaya çıkabilecek menfi hâdiseleri şimdiden önlemeye yönelik bir tedbirden ibaretti(!)

Aslında Firavun’un yaptığı, kendisi ve ordusunun helaki için planlanan ilâhî küllî planın tabi bir uzantısıydı. Cenâb-ı Hak bu bahaneyle onları bağlarından, bahçelerinden, pınarlarından, derelerinden, servet ve hazinelerinden, içinde rahat rahat oturdukları kâşânelerinden söküp çıkardı. İsrâiloğulları uzun zaman silahlı mücâdele verselerdi, onları yurtlarından çıkarmada belki bu kadar başarılı olamazlardı. Bu açıdan, “Allah yapacak seyredeceksin, Allah yıkacak seyredeceksin” sözü ne kadar mânidârdır. Neticede, yıllar sonra da olsa, bu verimli topraklar ve nimetlere Allah’ın lütfuyla İsrâiloğulları vâris olmuşlardır.

Tekrar kıssaya dönecek olursak:

Şuarâ Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Şuarâ Suresi 59. ayetinin meal karşılaştırması ve diğer ayetler için tıklayınız...

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.